Umut Sanat Filmcilik
1 Eylül 2006Umut Sanat Filmcilik, 25 - 31 Ağustos 2006 Haftalık Box Office listesi için tıklayınız.
Umut Sanat Filmcilik, 25 - 31 Ağustos 2006 Haftalık Box Office listesi için tıklayınız.
Antalya Altın Portakal Film Festivali ne için vardır? Bu sorunun cevabı elbette kişiye göre değişecektir. Bir Antalyalı başka, İstanbullu başka, bir yönetmen, yapımcı veya oyuncu daha başka cevap verecektir. Ama bu cevapların ana ekseninde eminim Türk sinemasına destek fikri mutlaka bulunacaktır.
Türk sinemasına destek ne demek? Sinema genel bir kavram. Sinemayı meydana getirenler ise yapımcı, senarist, yönetmen, oyuncu, kameraman ve pek çok emek sahibi kişiden oluşur. Yani Türk sinemasına destek derken, bu genellemede sinema sektörü içinde bulunan, hayatlarını sinema yaparak kazanan insanlara destek söz konusudur.
Altın Portakal para ödüllerinin yükseltilmesi bu sebepten çok iyi olmuştur. Bilhassa iyi ekiplerle çalışan yapımcıların bu parayı almaları onların yeni filmler yapmalarına ve böylece sektörün daha çok iş yapmasına sebep olacaktır. Ancak….
Işıl Işıl Parlayan Gerçek
Ancak, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin kuruluşundan bu yana ışıl ışıl parlayan bir gerçeği vardır ki, o da sinema adamlarının manevî doyuma ulaştıkları tek sinema etkinliği olmasıdır. Daha önce de yazdım ama burada şu küçük parantezi açmama izin verin: Sinema Turgut Özal dönemine kadar siyasiler (hükümetler) tarafından hafife alınmış, küçük görülmüş bir sektör olarak kaldı. Buna karşılık, 1963 yılından itibaren her Altın Portakal etkinliğinde festivalin ünlü kortejinde halk siyasilerin küçük gördüğü sektör temsilcilerini müthiş bir heyecan ve sevgiyle karşılayarak onları ciddiye aldığını defalarca gösterdi. Yani 90 küsur yaşındaki Türk sinemasının 1980′li yıllara kadar görüp göreceği en büyük iltifat, bugüne kadar hep Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden geldi… Bu bugün de böyledir. Muhtemelen yarın da böyle olmaya devam edecektir…
Sayın Başkana Çağrı
Bu kadar sözü neden biraraya getirdim ve nereye mi geleceğim? Söyleyeyim.. 43. Altın Portakal Film Festivali’nde Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü, Babam ve Oğlum, Organize İşler gibi gösterime girmiş ve DVD’leri satışa çıkmış filmlerin yarışma dışı bırakılmış olması yönetmelik gereği yasal olabilir. Fakat yasal olan her zaman adil olur mu? Muhtemelen hemen herkes bu soruya, Bazen olmayabilir şeklinde cevap verecektir. Nitekim 43. Altın Portakal yarışmasına dahil edilmeyen filmlerin yapımcı, yönetmen, senarist, oyuncu ve teknik ekiplerinin, Altın Portakal’a dahil edilmeleri festival tüzüğünde bazen kaale bile alınmayan bir maddenin işletilmesinden çok daha adil bir tutum olurdu… Çünkü ülkemizde sinema hâlâ çok zor şartlarda, çok büyük ümitler ve emeklerle gerçekleştiriliyor. Bu sektörde çalışan insanlar pek çok zaman maddî ve manevî tatminlerden mahrum kalıyorlar. Pek çoğu kendilerini işlerine adamaktan ailelerini, sağlıklarını bile ihmal ediyorlar.
Aksav Başkanı ve Türk sinemasının hamisi bayrağını devralmış bulunan sayın Menderes Türel’e buradan samimi bir çağrı yapmayı kendime vazife addediyorum:
Sayın Başkan!
Sektörün pek çok kıymetli ismini bir araya getirmiş bulunan Türk filmlerinin yarışma dışı bırakılması konusunun yeniden gözden geçirilmesi ihtimâli ve imkânı varsa lütfen bunu yapın! İnanın ki, bu sadece Türk sinemasının değil, Altın Portakal’ın kazancı olacaktır…
ALTYAZI
Adalet, size yapıldığı zaman itiraz edeceğiniz bir eylemi başkasına yapmamaktır. (Sokrates).
Dip Notu: Yönetmenliğini Nuri Bilge Ceylan’ın yaptığı İklimler filminin hem ulusal, hem uluslararası yarışmada yer alması konusunu gelecek yazımda ele alacağım. Çünkü uygulamanın dünyada başka örneği olup olmadığını araştırıyorum. Üstelik bu filmin Cannes’a katılmış ve küçük de olsa bir ödül almış bulunduğunu biliyoruz!
(08 Eylül 2006)
coskuncokyigit@gmail.com
Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali, Avrupa Film Festivalleri Koordinasyonu’na kabûl edilmesinin sevincini yaşarken; Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema ve Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nden gelen haberle sarsıldı. Geçtiğimiz yıl 650.000 YTL’lik revize edilmiş bütçesinde 250.000 YTL Kültür Bakanlığı katkısı varken; bu yıl bakanlık 20.000 YTL ödenek ayırdı. Film festivallerine ayrılan bütçenin hangi kriterlere göre paylaştırıldığı ciddi bir sorun olarak gündeme geldi. Festivaller Kültür Bakanlığından umduklarını bulamadan yapıldığında, küçülen bütçeler festival programlarında büyük hasarlara yol açıyor.
Tüm Şirketler, 25 - 31 Ağustos 2006 Haftalık, 30 Aralık 2005 - 31 Ağustos 2006 Yıllık Box Office listesi için tıklayınız. Bu listeden alıntı veya kopyalama yapılırken Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi‘nden izin alınmalıdır.
35 Milim Filmcilik, 25 - 31 Ağustos 2006 Haftalık Box Office listesi için tıklayınız.
Medyavizyon Film, 25 - 31 Ağustos 2006 Haftalık Box Office listesi için tıklayınız.
Bir Film, 25 - 31 Ağustos 2006 Haftalık Box Office listesi için tıklayınız.
24. Torino Film Festivali, 10 - 18 Kasım 2006 tarihleri arasında düzenleniyor. Festivale 22 Eylül 2006 tarihine kadar 35 mm, 15 mm, HD, Digital Betacam, Betacam, DVD formatlarıyla başvurulması gerekiyor.
Türk sinemasının önemli yapımcılarından Hürrem Erman tarafından 1940’lı yıllarda kurulan Erman Film, sinemada üstlendiği misyon nedeniyle, bu yıldan itibaren uzun metraj film yapmak isteyen sinemacıların projelerini değerlendirecek. Bugün Hürrem Erman’ın oğulları Fuat ve Nail Erman tarafından yönetilen şirket, film ithalâtının yanı sıra uzun metraj sinema projelerine de imza atmayı düşünüyor. Erman Film ile irtibat için projeleri, Erman Film, Gazeteci Erol Dernek Sok, No: 5/5, Erman Han, K:2, Beyoğlu, İstanbul adresine gönderebilir ya da istenirse sinopsis üzerine görüşmek için (0212) 2443202 no.lu telefondan randevu alınabilir; e-posta (ermanfilm@ermanfilm.com) aracılığıyla da ulaşılabilir.
Dominik Moll’un yönettiği ve Laurent Lucas, Charlotte Gainsbourg, Charlotte Rampling ile Andre Dussollier’in oynadığı Kuzey Faresi (Lemming), 08 Eylül 2006‘da 35 Milim Filmcilik dağıtımıyla Belge Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Başarılı mühendis Alain Getty, karısı Benedicte ile birlikte yeni patronunu ve karısını yemeğe davet eder. Bu karşılaşma genç çiftin uyumunu zedeler. Ancak, iki çift de birbirinden olsa olsa bu kadar farklı olabilir: Bir yanda genç, örnek bir çift, diğer yanda nefret ve hınçla çürümüş bir çift. Her şey, düzen içerisinde süren hayatın akıldışı bir seyre kapılacağının habercisidir.