Takva
Özer Kızıltan’ın yönettiği ve Erkan Can, Güven Kıraç, Meray Ülgen ile Öznur Kula’nın oynadığı Takva, 01 Aralık 2006‘da Özen Film dağıtımıyla Yeni Sinemacılar - Corazon International tarafından vizyona çıkarıldı.
45 yaşlarında. Balkan göçmeni. Eski dede yadigarı ahşap bir evde tek başına ama aile evi düzeni içinde yaşıyor. Eski bir dergâhta örgütlenmiş olan tarikatın müridi. Varoluş sorusunu Allah düşüncesiyle çözmüş ve işaret edilen yola gönülden bağlı. Kendisini çevreleyen ufak hayatı, kesin doğrular ve kesin yanlışlar olarak ayırmış ve hayatını bunun üzerine kurmuş.
sadibey.com Yazarlarının Eleştirileri
Âlâ Sivas Yazıyor
Coşkun Çokyiğit Yazıyor: Yeni Sinemacıların Yeni Filmi Ne Üzerine Olmalı / Takva Filmi Oscar Aday Adayı Gösterilmeli miydi?
Diğer basın bültenleri ve haberler
Takva Filminin Başrol Oyuncusu Erkan Can, Asya Pasifik Sinema Ödülleri kapsamında En İyi Erkek Oyuncu Ödülü Aldı
Takva, European Discovery 2007′ye Aday Gösterildi
Siyad’lı Oscar Jürisi Takva’yı Seçti
Kars’ta Altın Kaz Takva’ya
Ödüllü Takva Altın Portakal’da
Takva, Toronto Film Festivali’nde
13 Kasım 2006, 14:07
Az ve öz bilgi teşekkürler.
9 Aralık 2006, 2:23
Filmi izlerken sıkılmadım, oyuncu kadrosu süper oturmuş ama filmden, konusundan hiçbirşey anlamadım.
Hâttâ eve geldim, internetten konusuna baktım. Ben mi anlamadım konuyu, anlatılmak istenen şeyi kapamadım mı diye yeniden okudum ve hâlâ konu ne anlamış değilim. Yine de elinize sağlık.
15 Aralık 2006, 22:53
Film anlaşılmaz gibi dursa da Devran’ı çözen filmi de çözer. Tarikat tarafından bakılan, kimsesiz, evsiz (?) barksız Devran nedense delirmiştir. Muharrem bile Devran’ın neden delirdiğini anlayamaz. Devran’ın durumu bize neyi hatırlatıyor: filmin sonundaki Muharrem’i. Muharrem Devran’laşmıştır. Tahsildarlıktan önce Muharrem’i tanıyanlar onun neden delirdiğini anlayamaz. Devran da çok büyük ihtimalle eski tahsildarlardan biridir. O da Muharrem gibi dini bütün, kendi halinde bir mürit iken tahsildarlıkla birlikte gelen dünyanın kuralları karşısında çelişkiye dayanamayıp delirmiştir. Peki tarikat şeyhi kendi müritlerini delirtmekten keyif aldığı için mi bunları yapmaktadır? Şüphesiz hayır, her şey gibi bunun da temeli maddidir. Artık geride kimsenin oturmadığı, oturmayacağı Muharrem’in evi kalmıştır. Tarikat o boş evin yazık olmasına razı olur mu? Zaten artık kendine bakamayan Muharrem’in masrafları da olacaktır ve bu masrafların karşılanması gerekmektedir. Ayrıca tarikat bunca mülkü başka nasıl edinmiş olabilir? Peki şeyh böyle bir sonuca ulaşacağından nasıl emin olabiliyor? Gerçek takva sahipleri tüm benlikleriyle bu yola girerler, durduk yerde yoldan çıkmazlar, birileri zorla baştan çıkarmaya kalktılarında benliklerini kaybederler. Şeyh, kızını önerirken Muharrem’in kabûl etmeyeceğini de biliyordu, kendi adamı Erol’un (belki de şeytan) bardağı taşıracak son damla olduğunu da. Kısacası Takva’nın anlattıklarına değil, anlatmayıp sadece birazını gösterdiklerine de bakmakta yarar var.
29 Ocak 2007, 15:28
Çok güzel bir film, kimse lâf etmesin, adı üstünde tarikat filmi.