Ekim, 2006 arşivi

Tüm Şirketler

27 Ekim 2006

Tüm Şirketler, 20 - 26 Ekim 2006 Haftalık, 30 Aralık 2005 - 26 Ekim 2006 Yıllık Box Office listesi için tıklayınız. Bu listeden alıntı veya kopyalama yapıldığında kaynak olarak Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi‘nin gösterilmesi rica olunur. 20.10.2006 tarihinde vizyona giren Hokkabaz isimli filmin üç günlük seyirci sayısı Beşiktaş Kültür Merkezi tarafından açıklanmamıştır. Bu film bu haftaki raporlarda yer almamaktadır.

Serdar Akar’dan İlk Kez Bir Gerilim Filmi: “Barda”

27 Ekim 2006

Gemide, Dar Alanda Kısa Paslaşmalar, Maruf ve Kurtlar Vadisi - Irak filmlerinin yönetmeni Serdar Akar’ın, senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini üstlendiği yeni filmi Barda yakında vizyonda. Nejat İşler Barda filminde Selim karakteri ile ile son dönemlerde iyice artan seri şiddeti anlatıyor. Her şey sadece biraz eğlenmek isteyen kontrolden çıkmış, aldığı hapların etkisinde, suç potansiyelini arttırmış bir grup caninin, hayatla yeni tanışmış bir grup masum genci kendilerine kurban olarak seçmesiyle başlıyor. Suçun ve şiddetin ne nedeni ne de ölçüsü var.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Medyavizyon Film

    27 Ekim 2006

    Medyavizyon Film, 20 - 26 Ekim 2006 Haftalık Box Office listesi için tıklayınız.

    Umut Sanat Filmcilik

    27 Ekim 2006

    Umut Sanat Filmcilik, 20 - 26 Ekim 2006 Haftalık Box Office listesi için tıklayınız.

    Duvarların Arkasında, Sao Paolo Uluslararası Film Festivali’nde

    27 Ekim 2006

    Kanal 7’de yayınlanan belgesel film Duvarların Arkasında: Müslüman Ülkelerde Kadın, 30. Mostra Sao Paolo Uluslararası Film Festivali’nde Perspektif kategorisindeki yarışmada aday oldu. Türkiye’den Nuri Bilge Ceylan’ın İklimler filmi ile birlikte aday olarak gösterilen Duvarların Arkasında: Müslüman Ülkelerde Kadın belgeselinin beş bölümü birden (Cezayir, Ürdün, Pakistan, Filistin ve İran) özel dikkat çekilerek gösterim programına alındı.
    Yapımcılığını Ayşe Böhürler’in gerçekleştirdiği belgeselin Filistin bölümü festivalde senaryo, kurgu ve yönetmen dalında yarışacak.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Umut Sanat Filmcilik

    27 Ekim 2006

    Umut Sanat Filmcilik, 20 - 22 Ekim 2006 Haftasonu Box Office listesi için tıklayınız.

    Eve Dönüş, Dostluk, Yanlış Anlaşılma, Vefa…

    27 Ekim 2006

    Eve Dönüş filmini Antalya’da festival esnasında seyrettiğim için İstanbul Lütfi Kırdar’daki galasına katılmadım. Aslına bakarsanız, muhtemelen yazdıklarımdan olacak, Ömer Uğur ile çok eskilere dayanan bir tanışıklığımız olmasına rağmen beni bizzat çağırma lütfunda bulunmadı! Oysa Ömer’in yolunda tek başına yürüdüğü sıkıntılı yıllarda (o sıralarda bağımsız bazı yönetmenlerin Moda’da kendi filmlerini yaktığı günlerdi ve Ömer Uğur da benzer sıkıntıları yaşıyordu) önceki gün galasına çağırdığı zevattan hiçbiri yanında değildi. Ne sanatçı dostları, ne gazeteci tanıdıkları ne de diğer davetliler… O zaman ben milliyetçi Tercüman’ın sinema yazarı, O solcu bir yönetmen olarak pek güzel anlaşabiliyorduk. Neden mi, çünkü ortak meselemiz sinemaydı!

    Peki ne değişti dersiniz? Bende değişen bir şey yok. Çok önemli bir sinema vakfının başkanına dediğim gibi, “Tek bir menfaatim yok ama sinema hayatımı anlamlı kılıyor!”. Fakat her ne hikmetse devran çok acımasız bir çark döndürüyor… Ve bir yazar, duyduklarından, gördüklerinden yola çıkarak bir yorum yaptığında hemen kara listeye alınıveriyor…

    Elbette Gazeteciler de Yanılır

    Gazeteci, yazılarında yanlış bilgiye dayanmış olabilir; yorumlarında hataya düşebilir; abartılı ifadeler kullanabilir… Ama bütün bunların bir çaresi vardır; muhatabı o gazeteciyi arayarak doğru bellediğini anlatır ve düzeltmesini talep eder… Medeni biçimde bu işin böyle sürüp gitmesi gerekir ama böyle olmuyor. Eline bir güç geçirenler, gazetecileri mahkûm etmek için bunu bir yok etme şehvetiyle kullanıyorlar…

    Eve Dönüş’e dönecek olursam; film hakkındaki yargım şudur: Basit bir hikâye, düz bir sinema dili, abartısız oyunculuklar, gecekondu fotoğrafı estetiğinde görüntüler ve samimiyet. 12 Eylül 1980 Darbesi’nde insanların böcekler gibi ezilmesine, sersefil edilmesine karşı (yukarıda bahsettiğim gibi yalnız ve desteksiz kalmaktan dolayı) geç kalmış bir duruş. İşkenceye karşı onurlu bir karşı çıkış… Ki tam burada, “İsmail Güneş’in Gülün Bittiği Yer filmine ne kadar benziyor.” dedirten sahneler! Ama olsun. İnsan onuruna karşı işlenen suçları perdeye yansıtmak, isterse etki altında olsun, takdire değer bir tekrar biçimi…

    Sibel’in Konuşmasından Yola Çıkmıştım

    Gelelim “şalvarlı erotizm” ile gündemi yeniden işgâl etmeye başlayan Eve Dönüş’ün Altın Portakallı kadın oyuncusu Sibel Kekilli’nin medyaya yaptığı açıklamalara… Tam da yazdığımın cevapları niteliğinde sözler: “Senaryoyu okuduğum zaman inanamadım. Bunun gerçek olup olmadığını sordum. Mustafa Alabora ve diğer arkadaşlar bana bunun doğru olduğunu anlattılar.” vs., vs.

    Yani portakallı oyuncumuz bütün senaryoyu okuduğunu açıklıyor! Peki ben bu sözleri neden bir cevap olarak algılıyorum? Çünkü Sibel Kekilli’nin Altın Portakal almasını pek yadırgamış ve şunları yazmıştım:

    “Bu kararlardan biri, En İyi Kadın Oyuncu ödülü ile ilgili; Sibel Kekilli’nin Eve Dönüş’ün hikâyesi bağlamında, canlandırdığı karakterin duygusal hayatına ilişkin hiçbir özelliği vurgulayamadığı oyunculuğuyla nasıl ödül alabildiği bir soru değil, sorun değil, sorunsal olarak havada asılı duruyor!

    “Çünkü Kekilli basın toplantısında Ben böyle bir film çektiğimizi bilmiyordum. Seyredince çok şaşırdım ve etkilendim. Türkiye’de böyle şeyler olmuş. Çok ayıp! anlamına gelen ve öğretilmiş, ezberletilmiş olduğu izlenimini veren sözler söyledi.

    “Bu sözleri onun senaryonun bütününden bîhaber olabileceğinin açık bir göstergesiydi. Büyük bir ihtimalle senaryonun tamamını okumamıştı… Filmin neye dair bir konuyu işlediğini bilmeyen bir oyuncunun nasıl En İyi Oyuncu sayılacağını, 43. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin önemli isimlerden oluşan jürisi böylece tüm dünyaya öğretmiş oldu!”

    Uğur ve Kekilli’ye Önemli Tavsiye

    Yazdıklarımda hâlâ ısrarcı mıyım? Hayır! İnsanların söylediklerine inanırım. Demek ki Sibel, meramını Türkçe anlatamadığı için ben Antalya’da onu yanlış anlamışım! Bu durumda Ömer Uğur’a, ve Sibel Kekilli’ye tavsiyem olacak:

    Sevgili Ömer Uğur; atalar, “Eski dost düşman olmaz” demiştir, bunu hiç unutma!

    Sibel Kekilli, ana dilin Türkçe’yi doğru dürüst öğren ve konuş. Hem iyi anla, hem de iyi anlat. Bu eksikliğin yüzünden içimde hâlâ daha bir şüphe var: “Sibel acaba Eve Dönüş’ün senaryosunu Türkçe’sinden mi okudu yoksa Almanca’sından mı? Film çekilirken Ömer Uğur ve rol arkadaşlarıyla bu kırık Türkçe ile mi irtibat kurdu?” diye!

    Öyle ya!

    (03 Kasım 2006)

    coskuncokyigit@gmail.com

    Aşkın “İklimler”i…

    26 Ekim 2006

    Nuri Bilge Ceylan’ın 2006 Cannes Film Festivali FIBRESCI Eleştirmenler Özel Ödülü kazanan İklimler filmi, geçtiğimiz günlerde vizyona girdi. İklimler, Nuri Bilge Ceylan’ın Koza (1995), Kasaba (1998), Mayıs Sıkıntısı (1999), Uzak’ın (2002) ardından beşinci filmi. 1990’lı yıllarda Türk Sineması’nda bağımsız yönetmenler denilince akla gelen isimlerden olan Nuri Bilge Ceylan, bu filminde de önceki filmlerinde olduğu gibi yine klâsik anlatıdan uzak bir dille seyirci karşısında. Yine az diyalog ve bol fotoğrafla…

    Boğaziçi Üniversitesi’ndeki mühendislik eğitiminden sonra Marmara Üniversitesi’nde sinema yüksek lisansı yapan Nuri Bilge Ceylan, bugüne dek çektiği filmlerin hem senaristi hem de yapımcısı… Ancak bu filminde bir de oyuncu olarak karşımıza çıkıyor. Filmlerinde yakın çevresini, annesini ve babasını oynatan Ceylan, İklimler’de başrolü eşi Ebru Ceylan ile birlikte paylaşıyor. Fatma Ceylan ve M. Emin Ceylan da kendilerine eşlik ediyor. Fotoğraf sanatçısı Arif Aşçı ile filmin yapımcılarından Can Özbatur’u da İklimler’de oyuncu olarak görüyoruz.

    Arkeolog ve akademisyen İsa (Nuri Bilge Ceylan) ile televizyon dizilerinde sanat yönetmenliği yapan Handan (Ebru Ceylan) arasındaki ilişkinin yazı, sonbaharı ve kışı irdeleniyor İklimler’de. Yazın Kaş’ta, sonbaharda İstanbul’da ve kışın Ağrı’da… Nuri Bilge Ceylan, İklimler adlı filminde bahar dışında her mevsimin yer alıp da neden bahara yer verilmediği yolundaki soruya, filmdeki kadın başrol oyuncusunun adının Bahar olduğunu hatırlatarak cevap veriyor bir röportajında. (http://www.voanews.com/turkish/2006-10-24-voa24.cfm)

    1998 yılında çektiği ilk uzun metraj filmi Kasaba’da 1970’li yılların kasabasından görüntüler sunmuştu seyirciye. 1999 yılındaki ikinci uzun metraj filmi Mayıs Sıkıntısı’nda ise bir bahar günü çocukluğunu geçirdiği kasabaya gelen Muzaffer’in film çekme sevdası dile getirilmişti. Uzak filminde de mekân, karlar altındaki İstanbul’du.

    Aynı zamanda fotoğraf sanatçısı olan Nuri Bilge Ceylan, her şeyden önce filmlerindeki uzun plânlar ve manzaralarla seyirciye görsel bir şölen sunuyor. Kaş’taki antik kalıntıların arasından, Ağrı’da karlar içindeki İshak Paşa Sarayı’na uzanan bir şölen bu. Yer yer portre çekimlerinin yer aldığı film, gerek çekimler, gerekse konusu ve senaryosu ile son derece etkileyici.

    Filmde neden fazla diyalog olmadığı yolundaki bir soruya da, günlük hayatı anlama ve anlatmada, jest ve mimiklerin diyalogdan daha fazla ipucu sağladığına inandığını belirtiyor yine aynı röportajında. (http://www.voanews.com/turkish/2006-10-24-voa24.cfm)

    Ceylan’ın sinema diline alışık olan seyircinin, bu filmden de aynı keyfi alacağını düşünüyoruz. Ancak görülen o ki, konu itibariyle diğer filmlerinden daha çok dikkat çekecek.

    İyi seyirler…

    (02 Kasım 2006)

    Asya Çağlar

    Tüm Şirketler

    26 Ekim 2006

    Tüm Şirketler, 20 - 22 Ekim 2006 Haftasonu Box Office listesi için tıklayınız. Bu listeden alıntı veya kopyalama yapıldığında kaynak olarak Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi‘nin gösterilmesi rica olunur. 20.10.2006 tarihinde vizyona giren Hokkabaz isimli filmin üç günlük seyirci sayısı Beşiktaş Kültür Merkezi tarafından açıklanmamıştır. Bu film bu haftaki raporlarda yer almamaktadır.

    Helena Bonham Carter, Johnny Depp’le Birlikte Sweeney Todd’da Rol Alacak

    26 Ekim 2006

    Helena Bonham Carter, Johnny Depp’in -Fleet Caddesi’nin Şeytani Berberi- Sweeney Todd’u canlandırdığı, Warner Bros. ile DreamWorks Pictures ortak yapımı Sweeney Todd’da rol alacak. Filmin yönetmeni Tim Burton olarak belirlendi. Carter filmde kurbanlarının cesetlerini etli turtalarında kullanan ve Sweeney’nin hem suç ortağı hem de aşığı olan şeytan ruhlu Bayan Lovett rolünü üstlenecek. Çekimlere 2007’nin başında başlanması ve filmin yıl sonunda gösterime girmesi plânlanıyor.

  • Basın Bülteni
  •