Kiraz Festivali Out Sinema Festivali In
2007 yılı ümit ediyorum ki, hem ülkemiz hem sinemamız açısından bereketli bir yıl
olur! Ülkemiz insanları yaşama azmi, en iyisini yapma gayreti, dünyanın saygı duyulan bir ülkesinin saygı duyulan insanları olmayı o kadar çok özledik ki, aşk olsun!
“Muasır medeniyet seviyesi”ni yakalamak üzereyiz: bu yüzden hem ABD, hem AB, hem İslâm dünyasındaki bazı ülkeler bizi aşağı çekebilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu bakımdan maddî ve manevî bir güce ihtiyacımız var, ki daha ileri sıçrayabilelim.
FESTİVAL BOLLUĞU BOĞUYOR!
Bir ülkenin çağdaş sanatlara verdiği değer, “muasır medeniyet seviyesi”ne ne kadar girdiğinin göstergelerinden biri. Bu bağlamda sinema, günümüz kitle haberleşme araçları ve görüntülü sesli kültürün en çok kullanılan dalı olarak pek revaçta: hem bir sanat dalı, hem ticaret metaı olarak.
Üstelik sinemamız son birkaç yıldır ciddi atılımlar yaptı. Peş peşe filmler çekilmeye başlandı. Film bolluğu “festival meraklısı belediyeleri” ayağa kaldırdı: Denizli’de, Bursa’da, Ege’nin küçücük kasabalarında abartılı isimlerle festivaller düzenlenmeye başladı. (Festival meraklısı: Daha önceleri kiraz, kayısı, domates, kaşar gibi yöresinin ürünleri adına festivaller düzenleyen belediyeler, mahallilikten bıkıp ‘uluslararası’ yaftasını hak edebilecek bir sanat etkinliğini gökte ararken, sinemayı beyazperdelerde buluverdiler!)
FAKİR MİLLETİN PARASI
Bu envai çeşit festivalin Türk sinemasına bir yararı olacak mı, bilemiyorum? Çünkü birbirine küsen bazı sinema “duâyenleri” ile “belediye başkanlarını kendilerinden bilip” ajans kuran bazı muhafazakâr açıkgözler hemen bir başkan tavlayıp yeni bir “uluslararası festival” kotarıyor. İşin cafcaflı tarafı, illâ ki “uluslararası yaftalı” oluyor bu yeni festivaller… Zira, ne bir daha seçilip seçilmeyeceği meçhûl “belediye başkanları”nı, ne de yarın nereye savrulacağı belli olmayan “festival
başkanları”nı janjanlı, cafcaflı etiketlerden aşağısı kurtarmıyor! Değil mi canım! “Uluslararası ….. Festivali Başkanı Sayın …..” olmak nerede, meselâ “Ceyhan Nehri Film Şeridine Benzer Mahalli Film Festivali” nerede! Sosyeteleri bozulur…
Peki uluslararası olunca ne mi olur? Bu fakir milletin parası sinemaya aktarılıp yeni ve daha iyi maddî şartlarda çekilmiş filmlere harcanacağı yerde otel, ulaşım, alkol ve yemek faturalarına dökülüp çarçur edilir!..
Geçelim….
SİYAD ÖDÜLLERİ 22 OCAK’TA
Sinemaya katkı sağlayan sivil toplum kuruluşları arasında –bir mukayese olarak bahsetmiyorum- üyesi bulunduğum Sinema Yazarları Derneği’nin verdiği “SİYAD ödülleri” sinemacılarımız tarafından en çok önemsenen ödül haline geldi. Bazen Emek, bazen Lütfi Kırdar, Bazen CRR veya AKM’de gerçekleştirilen bu etkinliğin ödülleri, abartmayayım ama, her defasında biraz daha Amerikan sinemasının Oscar’ları (Akademi Ödülleri) kadar değer kazanmaya başladı.
SİYAD – Sinema Yazarları Derneği Türk Sineması Ödülleri bu yıl 39. defa sahiplerini bulacak ve 11 ayrı dalda dağıtılacak. Derneğe kayıtlı 36 üyenin katılımıyla seçilen 2006 adayları şöyle:
EN İYİ FİLM: Beş Vakit, Cenneti Beklerken, Kader, Korkuyorum Anne, Takva.
EN İYİ YÖNETMEN: Nuri Bilge Ceylan (İklimler), Zeki Demirkubuz (Kader), Reha Erdem (Beş Vakit), Reha Erdem (Korkuyorum Anne), Derviş Zaim (Cenneti Beklerken).
EN İYİ SENARYO: Önder Çakar (Takva), Zeki Demirkubuz (Kader), Reha Erdem (Beş Vakit), Nilüfer Güngörmüş – Reha Erdem (Korkuyorum Anne), Derviş Zaim (Cenneti Beklerken).
EN İYİ ERKEK OYUNCU: Ufuk Bayraktar (Kader), Haluk Bilginer (Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?), Erkan Can (Takva), Ali Düşenkalkar (Korkuyorum Anne), Cem Yılmaz (Hokkabaz).
EN İYİ KADIN OYUNCU: Vildan Atasever (Kader), Ebru Ceylan (İklimler), Demet Evgar (Beyza’nın Kadınları), Başak Köklükaya (Küçük Kıyamet), Işıl Yücesoy (Korkuyorum Anne).
EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU: İlker Aksum (Küçük Kıyamet), Mazhar Alanson (Hokkabaz), Civan Canova (Eve Dönüş), Meray Ülgen (Takva), Bülent Emin Yarar (Beş Vakit).
EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU: Şenay Gürler (Korkuyorum Anne), Nazan Kesal (İklimler), Ezgi Mola (Hayatımın Kadınısın), Melisa Sözen (Cenneti Beklerken), Müge Ulusoy (Kader).
EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ: Florent Herry (Beş Vakit), Hayk Kirakosyan (Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?), Mustafa Kuşçu (Cenneti Beklerken), Gökhan Tiryaki (İklimler), Soykut Turan (Takva).
EN İYİ SANAT YÖNETMENİ: Naz Erayda – Hakan Yarkın (Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?), Yaşar Kartoğlu (Hokkabaz), Elif Taşçıoğlu – Serdar Yılmaz (Cenneti Beklerken), Erol Taştan (Takva), Mehtap Ün Kanıbelli (Korkuyorum Anne).
EN İYİ KURGU: Andrew Bird – Niko (Takva), Zeki Demirkubuz (Kader), Reha Erdem (Beş Vakit), Nathalie Le Guay – Reha Erdem (Korkuyorum Anne), Ulaş Cihan Şimşek (Cenneti Beklerken).
EN İYİ MÜZİK: Ender Akay (Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?), Gökçe Akçelik (Takva), Rahman Altın (Cenneti Beklerken), Baba Zula (Dondurmam Gaymak), Kevin Moore (Küçük Kıyamet).
ALTYAZI:
Dünyadaki anlaşmazlıklar doğru ile yanlışın çarpışmasından değil, iki yanlış arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklanır. - Hegel
(05 Ocak 2007)
coskuncokyigit@gmail.com