İstanbul Kültür Sanat Vakfı Başkanı Şakir Eczacıbaşı ile 26’ncı Film Festivali dolayısıyla yapılan bir röportaj gördüm. Sayın Eczacıbaşı, orada Film Festivali’ni Türk sinemasına hizmet etmesi için yaptıklarını ifade ediyordu…
Çok duygulandım… “Bu büyük ve ulvi davayı zaten yıllar önce de yürütüp Sinematek’i kurmamışlar mıydı?” diye düşündüm. Sonra Metin Erksan, Halit Refiğ ve diğer “ulusalcı” yönetmenlerin / sinemacıların bazı muhalefet şerhleri aklıma geldi…
BİR MİLLETİN RUHU
Bu fikirler bir burgu gibi beynimde işledi ve bana Peyami Safa’nın daha 1960 yılında yazdığı “Ruhumu Geriye Ver” isimli fıkrasını hatırlattı. Peyami Safa bu fıkrasının bir yerinde diyor ki:
“Bir milletin ruhu, tam bir şahsiyet halinde gelişecek kadar kuvvet kazanmışsa, yabancı milletlerin ruhlarıyla temasa gelmesi onu zenginleştirir. Fakat bu şahsiyet olgunluğunu kaybetmeye başlamışsa milletlerin yabancı kültürlerle teması onlara millî ruhunu kaybettirir. Türkiye Türkleri için böyle olmuştur. Türk ruhuna, diline, sanat ve edebiyatına, hassasiyet ve muaşeretine evvela Arap ve Fars daha sonra da Fransız, Alman, İngiliz, İtalyan tesirleri, aslî cevherleri bozacak şekilde ve kaybettirecek derecede karıştı. Bu gün de Amerikan tesiri.”
GEL, HELEN GEL! RUHUMU GERİYE VER!
Peyami Safa, daha sonra Christofer Marlowe’un “Dr. Faust’un Hayatı ve Ölümü”nün bir sahnesinden mülhem şöyle yazıyor:
“Bizi de yabancı medeniyetler öptü. Bağırıyoruz: Busen çok tatlı, fakat ruhumu emdin. Geriye ver! Ruhumu geri ver!”
Şakir Bey’in ülkesine olan büyük sevgisini, onun kültürde ve sanatta dünyaya yarışır bir ülke olması için ömrünce verdiği yorucu ve yıpratıcı mücadeleyi kim inkâr edebilir? Bunu yapacak biri var mı bilemiyorum ama ben, Şakir Bey’in “Festivali Türk sinemasına hizmet için yapıyoruz” sözünün altını çizerek bir kere daha düşünmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bazen niyet ile tutulan yol birbiri ile örtüşmüyor olabilir!
Marlowe ne diyordu:
“Dudakları ruhumu emdi! Bakınız nasıl kaçıyor! Gel, Helen gel! Ruhumu geriye ver!”
ALTYAZI
“Adlarımızı açıkladığının ertesi günü 500.000 Dolarlık sözleşmeye imza atan Elia Kazan mı?” - Tony Kraber.
(05 Nisan 2007)
coskuncokyigit@gmail.com
(Yüksek çözünürlüklü fotoğrafa üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Fotoğraf Mahmut Ceylan tarafından çekilmiştir.)