Yumurta: 2007′nin Ortalama (İstatistikî) Birincisi

Pazartesi gecesi Maslak’taki TİM Gösteri Merkezi’nde 40. SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) ödülleri verildi. 1980’lerde, daha dernekleşmeden gayri resmi, başka bir deyişle doğal üyesi sayıldığım SİYAD’ın “Yılın En İyi”lerini seçme şeklini, tıpkı diğer film seçimlerinde olduğu gibi yeterli bulmamışımdır. Bu konudaki yazılarımı bu sütunda pek çok defa dile getirdiğim için tekrarlamak istemiyorum.

Sinema yazarları bir araya gelir, ellerindeki listeyi puanlar, geriye kalanlar tekrar puanlanır ve böylece üzerinde sadece istatistik olarak ittifak edilmiş “En İyi”ler çıkar; ödül gecesi de ilan edilir. Benim katıldığım bütün seçimlerde bu böyle olmuştur. Oysa Türk filmlerini izlemeyi bir tür zül sayan veya o yıl başka nedenlerle Türk filmlerini seyretmemiş bazı üyeler de bu oylamaya katılır ve puan verirler… Buradan iki sorun doğar: Birincisi seyredilmeyen filmler otomatik olarak devre dışı kalır ki, bu emeğe karşı bir zulümdür, hakarettir. İkinci olarak bu tutum, kurumun güvenirliğine, itibarına sıkılan bir kurşundur! Bunu yapan kısıtlı sayıdaki üyelerin, en kısa zamanda tutumlarını düzelteceğini ümit ediyorum.

YILIN EN İYİ FİLMİ HANGİSİ?

SİYAD seçiminde verdiğim oyların dağılımı aşağıdaki gibidir ve bu benim 2007 yılı filmleri içinde en iyileri tercihimi göstermektedir: En İyi Film: Adem’in Trenleri (Yön: Barış Pirhasan); En İyi Yönetmen: Barış Pirhasan (Adem’in Trenleri); En İyi Senaryo: İsmail Doruk (Adem’in Trenleri); En İyi Kadın Oyuncu: Nurgül Yeşilçay (Adem’in Trenleri); En İyi Erkek Oyuncu: Kenan İmirzalıoğlu (Son Osmanlı: Yandım Ali); En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Yıldız Kenter (Beyaz Melek); En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Rasim Öztekin (Kabadayı); En İyi Görüntü: Peter Steuger (Adem’in Trenleri); En İyi Müzik: Mehmet Erdem, Özgür Akgül, Alp Ekin Çakmak (Polis); En İyi Sanat Yönetimi: B. Filiz Ekinci, Hakan Dündar (Son Osmanlı: Yandım Ali). En İyi Kurgu: Ahmet Can Çakırca (Polis).

SİYAD’IN SEÇTİĞİ 40. YIL EN İYİLERİ

SİYAD üyelerinin ortak kararı olan “istatistik birinci” ise benim oylamamın tam tersi bir çizgide. O oylamanın sonucu sırasıyla şöyle: En İyi Film: Yumurta (Semih Kaplanoğlu); En İyi Yönetmen: Semih Kaplanoğlu (Yumurta); En İyi Senaryo: Semih Kaplanoğlu, Orçun Köksal (Yumurta); En İyi Kadın Oyuncu: Saadet Işıl Aksoy (Yumurta); En İyi Erkek Oyuncu: Nejat İşler (Yumurta); En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Derya Alabora (Adem’in Trenleri); En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: İlyas Salman (Sis ve Gece); En İyi Görüntü Yönetmeni: Özgür Eken (Yumurta); En İyi Müzik: Zülfü Livaneli (Mutluluk); En İyi Sanat Yönetmeni: Naz Erayda (Yumurta); En İyi Kurgu: Ayhan Ergürsel, Suzan Hande Güneri, Semih Kaplanoğlu (Yumurta).

ORTALAMA, İSTATİSTİKÎ VE İZAFÎ

Sonuçlar gösteriyor ki, SİYAD en iyiler oylamasına katılan üyelerin çoğu benim gibi düşünmüyor. Ancak belirttiğim gibi filmlerin ve diğer daldaki adayların alt alta dizilerek bir sıralamaya tabi tutulması her zaman için “ortalama” sonuçlar vermektedir. Ki bu da her durumda birinci sayılan kişi ve eserlerin “izafî”, genel oy toplamı ile seçilen birincilerin ise “istatistikî” en iyi veya birinci olduğu anlamına gelir.

SİYAD BU DEFA NEDEN YUMURTLADI?

50’yi aşkın sinema yazarının oylarının ortalamasından neden “Yumurta” çıktı? Yukarıda bir bölümünden bahsettiğim “seçme sorunu” içinde, zaman zaman insanı bunaltan bir durum da söz konusu. “Sonuçlarla benim seçimlerim neden örtüşmüyor?” suali, çok sıkıntı veriyor! Bu sadece sonuçları aykırı düşen kişiler için önemli değil. Oyları birbirini tutan insanlar için de geçerli olan bir şey ama acaba onlar bunun farkında mı?

Yani şu soruyu soruyorlar mı? “Bizim beğenilerimiz neden bir “ortalama” içinde kalıyor?”

HEYECANLAR VE ACEMİLİKLER

Gecenin düzenlenmesi, sunuluşu, içeriği ve akışı hakkında söylenecek pek çok şey var ancak bunları yeni yönetimin “yeniliğine” bağlayarak bir sonraki seneye saklıyorum. Çünkü bir kurumda her ne kadar bazı şeyler gelenekselleşerek rutin halini alsa bile yine de her defasında bazı aksamalar, acemilikler, heyecanlar olur ve tekrar tekrar yaşanır.

Ancak ümit ederim ki gelecek yılki törenler için, yeni yönetim, davetiye biçiminden konuk ağırlamaya, sahnede konuşacak kişilerin performansından verilecek aralarda “davetlileri kaçırmamaya” dikkat etmeye kadar pek çok şeyi üyelerine danışarak yapar…

(04 Mart 2008)

Coşkun Çokyiğit

coskuncokyigit@gmail.com

Yorum yapabilirsiniz