Türkiye’ye Film Getirmenin Kumar Yönü Olması Heyecanımızı Artırıyor

Geçtiğimiz aylarda sayfalarımızı açmaya başladığımız, sinema sektöründe ithalât ve ihracat yapan film şirketlerine yönelttiğimiz mikrofonu bu kez köklü bir şirkete tuttuk. 1941 yılında kurulmuş olan yerli bir şirket Özen Film. Tam bir aile şirketi olan Özen Film, sadece film ithal etmekle kalmıyor, aynı zamanda film üretimine de katkılarıyla da biliniyor. Ayrıca sahip olduğu sinema salonlarıyla seyircinin konforlu şekilde film izlemesini de sağlayan Özen Film’in en büyük hedefi, sinema sevgisini gelecek nesillere aktarmak. Ülkemizdeki sinema sektörünün neredeyse kompedanı haline gelen Özen Film’in sahibi Mehmet Soyarslan’la sinemalife okuyucuları için hem sektörün nabzını tuttuk, hem de geçmişten günümüze Özen Film’in yolculuğunu konuştuk.

Özen Film nasıl kuruldu? Şirketinizin amaçları, hedefleri nelerdir bahseder misiniz

Özen Film, 1941 yılında, dedem Osman Sirman, onun babası Mehmet Rauf Bey ve ortakları tarafından anonim şirket olarak kuruldu. Hem film ithâl etmek, hem de yerli film üretmek, film dağıtımcılığı yapmak ve sinema salonu işletmek üzerine faaliyetlerine başladı. Özen Film’den önce aynı ortaklar, aynı işleri yapmak üzere kurulmuş Sümer Limited adlı bir de limited şirketleri vardı. Bu şirket 1930’lu yıllarda eski Artistik, sonra Sümer olan (şimdiki Rüya), sineması ile Taksim Sineması’nın inşa ve işletmesini yaptırmıştı. O yıllara ait basılmış çeşitli dergi küpürleri vardır. Özen Film, Türkiye’de sinemacılık ve filmciliğin bugünkü saygın konumuna gelmesine büyük katkılarda bulunmuş, her yeniliğin öncüsü olmuş bir kuruluştur. Bugünkü hedefi de sinema sevgisini gelecek nesillere aktarabilmektir.

Özen Film, Türk sinema sektörü içinde en köklü şirketlerden biri olarak duruyor karşımızda. Geçmişten bugüne zaman yolculuğu yaptığımızda Özen Film’in bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Geçmişten bu yana Özen Film, aralarında Babaların Günahı, Mavi Boncuk, Çakırcalı’nın Hazinesi, Şanlı Maraş gibi birçok yerli filmin yapımcılığını veya yapım ortaklığını yapmıştır. Daha sonra 80’li yıllarda büyük yankı uyandıran ve İngilizce versiyonu birçok yabancı ülkeye satılan, Natuk Baytan’ın yönettiği, senaryosu ve müzikleri Mehmet Soyarslan tarafından yapılan Toprağın Teri, Mustafa Altıoklar’ın yönettiği Ağır Roman filmlerini yapmıştır. (Bu filmdeki Mehmet Soyarslan’ın Resimdeki Gözyaşları adlı bestesi Atilla Özdemiroğlu düzenlenmesi ve Cem Karaca tarafından yeniden seslendirilmesi ile film müzik klibini oluşturmuş ve çok büyük ilgi uyandırmıştı.) Daha sonraki yıllarda Gani Müjde’nin yönettiği Kahpe Bizans 2,5 milyon kişi ile o dönemin gişe rekorunu kırarken, Mustafa Altıoklar’ın Asansör’ü onu takip etti. Kahbe Bizans’ın müziklerine de 8 bestesi ile Mehmet Soyarslan katkıda bulundu. Daha sonra Büyü, Eve Giden Yol 1914, Son Osmanlı: Yandım Ali ve 2008’de de Recep İvedik gibi filmleri ya kendi üretti ya da ortak yapımcı olarak yapımına iştirak etti. Yapımına iştirak etmese de işletmeciliğini yaptığı birçok Türk filmi de gişe rekorlar kırdı.

Yurt dışından film ithâl ederken, dikkat ettiğiniz hususlar nelerdir? Çalıştığınız firmalar hangileridir?

Yabancı film dağıtımcılığı konusunda da dünyaca ünlü birçok filmin ülkemizde gösterimini sağlayarak, kolay erişilmez bir rekora imza atmıştır Özen Film. Bunlar arasında 28 yıl kesintisiz filmlerini dağıttığımız 20th Century Fox’un, çeşitli dönemlerde Summit Entertainment, Castle Rock Int. ve Carolco firmalarının filmleri yanında, çeşitli ülkelerden birçok bağımsız film de yer almaktadır.

Şirket olarak sinema salonlarına da dikkat ettiğiniz ve bu bağlamda, bünyenizde sinema salonları bile bulundurduğunuzu biliyoruz. Böylelikle, ithalâttan, ihracata ve film seyretme ortamına kadar, tam konsept oluşturduğu ortada Özen Film’in. Neden böyle bir konsept olmasına gereksinim duyuldu. Bu anlamda sektöre bugüne kadarki, sunduğu katkılardan bahseder misiniz?

Özen Film bugün de sinemacılık ve filmcilik dalında faaliyetini sürdürüyor. Ancak ağırlığı son seyirci talepleri doğrultusunda yerli film yapım ve dağıtım yönüne vererek çalışmalarını sürdürüyor. Çünkü yabancı filmler hem eski rağbeti görmüyor, hem de gerek DVD gerek de TV’de çok kolay erişilir hale geldi. Korsan da etkileyince, seyirci sayısında büyük değişiklikler oldu. Her şeye rağmen, Özen Film buna benzer birçok kriz yaşadı. Salonları bölerek çok salonlu sinemalar konseptini ilk ortaya çıkarıp, uygulayan da Özen Film oldu. Site ve Şafak sinemaları ilk örnektir. Daha sonra Movieplex imajı ile seçkin sinema binaları ve salonları kurdu. Bu salonların işletilmesi hala sürüyor. Ülkemizin saygın sinema zincirlerinden birine sahip olan Özen Film’in, Nişantaşı Movieplex, Suadiye Movieplex, Çemberlitaş Şafak Movieplex, Şişli Movieplex, Beyoğlu Sinepop, Kadıköy Broadway ile birlikte mevcut toplam 4184 koltuk, 26 salon kapasiteli 6 sinemaya sahiptir.

Korsan filmler ile ilgili söyleyecekleriniz neler? Sizce ülkemizde böyle bir sıkıntının olmasının altında yatan sebepler nelerdir?

Korsanlık, yaratıcılık içeren, eser üreten, her mesleğin baş belâsı. Yasal mücadeleler sürerken, sinemalarda yapılan korsan kayıtlara mani olmak için dijital 3 boyutlu sisteme önem verilmeye başlandı.

Ülkemizde film ithâl etmenin karşılaştığı zorluklar var mıdır? Varsa bu zorlukları açıklar mısınız?

Film ithâlinde hala, özellikle gümrük konusunda çeşitli zorluklarla karşılaşıyoruz. Gümrüklerde telif hakkı üzerinden filmle birlikte gümrük alınmaya çalışılıyor. Ancak yakında dijital sinema yayıldığında ortada gümrük alınacak mal da kalmayacak. İnternet yoluyla filmler sinema makinelerine yüklenmeye başlanacaktır.

Bugüne kadar ithâl ettiğiniz filmler içinde, hayal kırıklığı yaşadığınız filmler oldu mu?

İthal ettiğimiz filmler arasında tabii ki beklentilerimizin çok altında iş yapan filmler de oldu. Geçmişte, özellikle ülkemizde çok ilgi duyulacağına inandığımız Roberto Benigni’nin Banana Joe’su hiç ilgi görmedi. Bunun gibi, büyük kadrolu birçok film, zaman zaman çeşitli nedenlerden dolayı hiç ilgi bulmaz. Zaten bizim için biraz kumar yönü olması heyecanı arttırıyor. Çünkü bazen de hiç çalışmaz dediğimiz filmler büyük iş yapabiliyor.

Bugüne kadar yapımında katkı sağladığınız Türk filmlerinden bahseder misiniz?

İşletmeciliğini yaptığımız bir çok Türk filmi de gişe rekorları kırdı: Hazal, Maden, Su Da Yanar, Fırat’ın Cinleri, Toprağın Teri, Mavi Sürgün, Işıklar Sönmesin, Hemşo, Komser Şekspir, Büyük Adam Küçük Aşk, Yeşil Işık, Gönderilmemiş Mektuplar, Ağır Roman (Aynı zamanda yapım ortağı), Kahpe Bizans (Aynı zamanda yapım ortağı), Asansör (Aynı zamanda yapım ortağı), Uzak, Hababam Sınıfı, Okul son yıllarda işlettiği filmlerden bazılarıdır.

Türkiye’ye getirdiğiniz ve büyük yankı uyandıran filmler hangileridir?

Özen Film’in ülkemize getirdiği yankılar uyandıran pek çok filmden bazıları şunlardır: Jaws, Yıldız Savaşları Üçlemesi, Kehanet, Yaratık, Zelzele, Guguk Kuşu, Rocky, E. T., Rambo, Terminator 2, Temel İçgüdü, Evde Tek Başına, Zor Ölüm, Kurtuluş Günü, Cesuryürek, Titanik, Başka Gün Öl, Azınlık Raporu, Dünyanın Uzak Ucu, Buz Devri I ve II, Garfield I ve II, Omen 666, Pembe Panter, X Men I - II - III, Cennet’in Krallığı, Tutku: Hz. İsa’nın Çilesi.

(01 Temmuz 2008)

Köksal Aras

http://www.sinemalife.com

Yorum yapabilirsiniz