30 September 2011 arşivi

Yeşeren Çam, Nam-ı Diğer Yeşilçam…

30 September 2011

Ben 90′ların sonlarında tanıştım Yeşilçam ile. Şanssızdım bu konuda belki de. Geri dönüp 1950′lerin, 60′ların, 70′lerin, 80′lerin filmlerini bulup izlemek hemen hemen imkânsızdı…

Meselâ;

1952 yılının, “Tarzan İstanbul’da”sını…

1965 yılının, “Ofsayt Osman”ı (Sadri Alışık) tanımak… Onunla ağlamak, hissetmek…

1967 yılının, Yeşilçam yapımı “Soy ve Öldür”ü izlemek…

Kahramanlıkları, öpüşmeleri, sevişmeleri ile bir tutabilmek…

1971 yılının çok bilinen “Zagor” isimli çizgi romanlarından fırlayarak, bir kahramanının Türk olarak çıkışını… Zagor’u bize sinemacı olarak tanıtışını…

Nereden bilecektim?

Bu filmler çekildiğinde anne / babam ben yaşlarımdaymış…

Ama bunları izleyebilmek geç olsa bile izleme şansına eriştim geçenlerde…

Ofsayt Osman’ı (“Şaka ile Karışık” Filmi - 1965) bulmak zor olmuştu ama Ankara’lı olmama rağmen İzmir’de bir CD dükkânının tozlu “Nostalji Türk Sineması” isimli raflarından birisinde buldum bu yapıtı. (TV kanalları artık yayınlamıyor bile, kalitesizmiş görüntüsü. Sadece Türkmax TV yayınlıyor, tabii o da, 3 yılda 1 defa.)

Ancak “Soy ve Öldür”, “Zagor” gibi filmleri değil televizyon, CD dükkânlarının tozlu raflarında bile bulmak mümkün değil-ken.

Bir festival duydum. Adı, amacı, yapanı, yaptıranı takdire şayan olan…

Fantasturka - Türk İşi Fantastik Filmler Festivali | evet bu festival sayesinde çok merak ettiğim filmleri izleme fırsatına eriştim. Aslında bu filmleri bulup izlemekten çok, o eserlerin tanrıları ile yan yana aynı koltuklarda oturmak gibi bir şeye de sahip olmuştum.

Onlara sorular sormaya, sohbetler etmeye, imzalı afişler almaya…

Bugüne kadar Yeşilçam’a bakışım “Yahu 1950’lerde Amerikalılar ne yapmış, bizimkiler ne yapmış?” gibi saçma sapan bir bakış olmuş-idi.

Bu festivalde, o insanların ne kadar zor şartlar altında “Turist Ömer Uzay Yolunda” gibi filmleri çektiğini öğrendim.

Teknoloji yok, para yok, ekipman yok… Zekâ var, yetenek var… Emek desen çok çok fazla…

Duyduğuma göre “Turist Ömer Uzay Yolunda” filmindeki ışın kılıcı sahneleri tek tek toplu iğne ile çekilen filmler delinerek yapılmış. (Filmlerin saniyede 24 kare çekildiğini düşünürsek… Hesaplayın, kaç bin delik ediyor.)

Daha sonra Süperman’i Türkiye’de uçuran ilk adam Kunt Tulgar’ın tek tek eliyle diktiği kostüm ile Barbie bebeklerden birine elbise yapıp fön makinesi ile pelerinini havalandırdığını duydum.

Düşünsenize bugün izlediğimiz Arog’lar, Gora’lar, Ejder Kapanları, Anadolu Kartalları (28 Ekim 2011′de vizyona çıkacak) filmler gibi filmler, Yeşilçam’ın yeşermiş yapraklarından düşen parçalar…

Gani Müjde’nin Osmanlı Cumhuriyeti isimli sinema filminde denilmiş ya, “ya Atatürk olmasaydı?” diye…

Belki de ilerde birileri çıkıp, sorar bir sinema filminde “Yeşilçam’ı kimler yeşertti?, ya onlar olmasaydı?” diye…

Kısacası;

Yeşeren Çam…

Fantasturka - Türk İşi Fantastik Filmler Festivali ile Yeşillendi…

(07 Ekim 2011)

Yazan: Yeşilçam Sineması’nın 21. Yüzyıl Yönetmen Adayı;
Burak Babayiğit
burakbabayigit06@gmail.com
http://www.burakbabayigit.com.tr

Eski Boksör Oğluyla Buluşunca

30 September 2011

Muzaffer Tema … Tema Bey / de …

30 September 2011

Kars Öyküleri

30 September 2011

Anadolu Kartalları’nın Yeni Fragmanı Nefes Kesiyor

30 September 2011

Türkan Şoray, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde Derslere Başlıyor

30 September 2011

Antalya Festivale Hazırlanıyor

30 September 2011

Sinema Laboratuarı’nda Ümit Kıvanç’ın Yeni Filmi 16 Ton Konuşulacak

30 September 2011

Senaryo Buluşmaları 2011, Ekim Ayında Başlıyor

30 September 2011

Tüm Şirketler

30 September 2011