Oxford Film Festivali’nden Mükemmel Bir Gün’e Ödül

Bu sene 12.si düzenlenen Oxford Film Festival’de Deneysel Dalda En İyi Film’e verilen Spirit of the Hoka Ödülü Oğuzhan Kaya’nın Mükemmel Bir Gün filmine verildi. Bu sene ünlü oyuncu James Franco’yu ve bir çok önemli yapımcıyı ağırlayan Amerika’nın en önemli festivallerinden birisi olan Oxford Film Festival, 26 Şubat – 01 Mart 2015 tarihleri arasında Oxford – Mississippi’de düzenlendi ve ünlü heykeltraş William N. Beckwith tarafından özel tasarlanan Spirit of the Hoka Ödülü 28 Şubat gecesi düzenlenen törende sahiplerini buldu.

50 Yıl Sonra Sinematek İnternette: sinematek.tv Yayında

sinematek.tv projesi ile onbinlerce sayfa sinema yayını, binlerce sinema afişi, sinema üzerine araştırma, makale, tez, sözlü tarih kayıtları ve filmler 01 Mart 2015 tarihinden itibaren sinemaseverlerin erişimine açılıyor. www.sinematek.tv internet adresine ulaşıldığında, 1900’lerin başından bu yana yayınlanmış sinema dergi ve kitaplarına .pdf dosyası ve elektronik kitap formatı EPUB olarak ulaşılacak. 1965 – 1980 dönemindeki Türk Sinematek Derneği’ne emek vermiş olan kişilerle başlatılan sözlü tarih projesi Dijital Bellek’in görüntüleri sinematek.tv adresinden izlenebilir olacak. Dijital Bellek görsel ve dosyaları podcast kanalından da yayınlanacak.

50 Yıl Sonra Sinematek İnternette: sinematek.tv Yayında yazısına devam et

Devrimin Öksüz Çocukları

Fransız sinemasının saygın ismi Laurent Cantet bizde ‘Havana’ya Dönüş’ adıyla gösterilen son çalışmasında Küba Devrimi’ne inanmış bir kuşağın geçmişle hesaplaşmasını anlatıyor. 1999 yapımı ilk uzun metrajı ‘İnsan Kaynakları / Ressources Humaines’ ve ‘İş Yok Zaman Çok / L’emploi du Temps’ gibi önceki işleriyle çağdaş Fransız toplumunda emek sermaye ilişkilerini didik didik eder Cantet. Cannes Film Festivali Altın Palmiye ödüllü ‘Sınıf / Entre Les Murs’de farklı etnik gruplardan öğrencilerin oluşturmuş olduğu sınıf ortamını çağdaş Fransız toplumunun sosyokültürel yapısını analiz ettiği laboratuvara dönüştürür. 2005 yapımı ‘Güneye Doğru / Vers Le Sud’, ‘Bebek Doc’ lakaplı Haiti diktatörü Duvalier’nin ülkeyi haraca kestiği karanlık yıllarda yerli genç erkek bedenlerinde cinsel tatmin arayan Kuzey Amerikalı varlıklı kadınların özelinde çağdaş sömürü düzenini sorgular.

Fransız sinemacının bu kez çağdaş Kübalıların yaşamlarına uzandığı son filmi ülkenin tanınmış edebiyat eleştirmeni gazeteci ve polisiye romanlarla ünlenmiş yazar Leonardo Padura ile ortaklaşa yazılmış senaryodan yola çıkmak suretiyle yıllar sonra buluşmuş beş eski arkadaşın bir gecelik birliktelikleri üzerine. Filmin Homeros referanslı özgün adı ‘Ithaca’ya Dönüş / Retour à Ithaque’ın izleyiciye işaret ettiği efsanevi Yunan kralı Odysseus uzun bir ayrılıktan sonra ülkesine dönüş yapan Amadeo’dan (Nestor Jimenez) başkası değil. 16 yıl önce arkadaşlarına haber dahi vermeden İspanya’ya kaçmış olan Amadeo’nun gönüllü sürgünden geri dönüşü üzerine düzenlenmiş mütevazi karşılama partisi için Aldo’nun (Pedro Julio Diaz Ferran) derme çatma terasında bir araya geliyor eski dostlar. Günbatımı öncesi hasret kucaklaşmaları, dans ve eğlencenin ardından hesaplaşma süreci başlıyor. Amadeo’nun kaçışına ilişkin soruları yanıtsız bırakması tartışmayı giderek alevlendiriyor, geçmişin tatlı anılarını gölgeleyen ihanet ve pişmanlıklar gecenin gündemini oluşturmaya başlıyor.

Aldo’nun okyanus kıyısındaki Malecon bulvarına bakan terası bir zamanlar dünyayı kurtaracaklarına inanmış insanların toplu hayal kırıklıklarının ifşasına tanıklık ediyor gece boyunca. Daha iyi yaşamak için yıllarca okuduğunu, deli gibi çalıştığını ifade eden ekibin tek kadın üyesi göz doktoru Tania (Isabel Santos) aldığı maaşla geçinemez haldedir. Oğlu babasıyla birlikte ülkeyi terk etmiş, Miami’ye yerleşmiştir. Mücadele yıllarının ardından daha iyi bir hayata olan inancını sürdürmeye mecbur olduğunu dile getiren ev sahibi mühendis Aldo çalıştığı fabrikanın kapanmasından sonra şimdilerde bir pil fabrikasında işçi olarak hayatını sürdürmektedir. Karısının kendisine bakacak yaşlı bir İtalyanla evi terk edişinin ardından delikanlı oğlu ilk fırsatta ülkeden kaçmanın peşindedir.

Bir zamanların yetenekli ressamı Rafa (Fernando Hechevarria) Sovyetler’in dağılışının ardından ekonomisi çökmüş ülkesinde sesi fazla çıktığı için önü kesilmiş, baskıya dayanamayan sanat adamı alkolizm batağında ruhunu kaybetmiştir. Ekibin ülkenin yaşadığı kaos ortamını fırsata çevirebilen, finans sektöründeki gizli kapaklı işlerle hayatta kalmayı başarabilen üyesi Aldo (Jorge Perrugoria) ise yazarlık hayalini satmanın, buna karşılık sistemle uzlaşmanın ve teslim olmanın pişmanlığını yaşamaktadır.

‘Havana’ya Dönüş’ geceden sabaha itirafların havada uçuştuğu çok başarılı senaryosu ve her biri mükemmel oyuncularının yorumuyla hüzünle izlenen bir hesaplaşma deneyimi. Görüntü yönetmeni Diego Dussuel alacakaranlıktan şafağa yıpranmış karakterlerin yorgun bakışlarındaki hayal kırıklığının izini sürüyor. Yönetmen Cantet bir tiyatro oyununu anımsatan anlatısını ince ayrıntılarla süslemesini biliyor. Terastaki ateşli tartışmalara avluda boğazlanan domuzun çığlıkları, komşu kavgalarının gürültüsü, Industriales’in 6-2 kazandığı beyzbol maçının aşağı caddeden yankıları, avluda ip atlayan kız, çamaşır asan annesi ya da köpek gibi yalnızlık çektiğini haykıran Amadeo’nun aşağı balkonda saçını tarayan genç kadına bakışı gibi enstantaneler eşlik ediyor.

(08 Mart 2015)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Ceyda Aslı Kılıçkıran ile Geçiş Belgeseli ve Tasavvuf Üzerine Sohbet

Yönetmen Ceyda Aslı Kılıçkıran, Amerikalı yönetmen ve yapımcı Robert Richter’la ortak belgeselinin çekimlerine, Hindistan’ın Mabudan Tapınağı’nda başladı. Belgeselin çekimlerinde meditasyon eğitimi veren ve ruhsal bilgiyle yaşayan kişilerle röportajlar yer alıyor; tüm dinlerin aynı amaca hizmet ettiği vurgulanıyor. Yönetmenin şu anda başrollerinde Müjde Ar ve Hale Soygazi’nin oynadığı, reenkarnasyon ve kuantum fiziğiyle ilgili Kilit ve Geçerken Uğradım adlı filmleri Amerika’da gösteriliyor. Ceyda Aslı Kılıçkıran, her ayın ilk Salı günü, geliri Nesin Vakfı’na bağışlanacak olan Ruhsal Bilginin Özü Tasavvuf başlıklı sohbet toplantıları düzenlemeye başladı.

Ceyda Aslı Kılıçkıran ile Geçiş Belgeseli ve Tasavvuf Üzerine Sohbet yazısına devam et

Oğulcan Bakiler

1994’te İzmir’de doğdum. Liseyi İzmir’de bitirdikten sonra, İstanbul Yeditepe Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’ndeki eğitimimi yarım bırakarak, İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü’ne başladım. Eğitimimi halen sürdürüyorum. İzmir Ekonomi Üniversitesi İnternet Radyosu Radyo Eko için programlar hazırladım. Özellikle radyo yayıncılığı ilgimi çeker. Çeşitli gazete ve dergilerde (Radikal, Yeni Şafak, Bireylikler, Derin Tarih) sinema okumalarım, gündemle ilgili yazılarım yayımlandı. Tüm bunlardan beri, trompet ve klarnet çalıyorum.

2. Hak ve Emek Odaklı Sinema Günleri

Medya ve İletişimciler Derneği tarafından, sinema kültürümüzün genç kuşaklara aktarılmasına katkı sağlamak amacıyla oluşturulan ve adeta festival havasında geçecek olan 2. Hak ve Emek Odaklı Sinema Günleri film gösterimleri, 09 – 15 Mart 2015 tarihleri arasında, İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde izleyicisiyle buluşuyor. Film gösterimlerinin ardından, yönetmenler, oyuncular ve akademisyenlerin katılacağı, filmlerin temasını oluşturan insan temel hak ve özgürlüklerinin ele alınacağı söyleşi ve paneller düzenlenecek. Bu oturumlarla, halk ve emeği sanatın merkezine koyan sinemanın devamlılığına katkı sağlamak amaçlanıyor.

2. Hak ve Emek Odaklı Sinema Günleri yazısına devam et