Zülfü Livaneli’nin Tutku Dolu Yaşamını Anlatan Livaneli: Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi Belgeseline Müze Gazhane’de Yoğun İlgi

Müzikten edebiyata, sinema ve siyasete uzanan üretimiyle Türkiye’nin kültür hayatında önemli bir yere sahip olan Zülfü Livaneli’nin tutku dolu yaşamını perdeye taşıyan Livaneli: Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi belgeseli, Müze Gazhane’de izleyicileriyle buluştu. Eşinin sağlık sorunu nedeniyle gösterime katılamayan Livaneli, sevenlerine bir video aracılığıyla seslendi. İBB Kültür tarafından düzenlenen gösterim, belgeselin yönetmeni Nebil Özgentürk’ün katılımıyla gerçekleşti.

Zülfü Livaneli’nin Tutku Dolu Yaşamını Anlatan Livaneli: Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi Belgeseline Müze Gazhane’de Yoğun İlgi yazısına devam et

Pera Film’de Özel Gösterim: Peter Hujar Günü | Special Screening: Peter Hujar’s Day

Pera Film, 2025’in çok konuşulan filmlerinden Peter Hujar Günü’nün özel gösterimlerine ev sahipliği yapıyor. Ira Sachs’ın imzasını taşıyan film, fotoğrafçı Peter Hujar ile yazar Linda Rosenkrantz arasında 1974’te geçen bir konuşma dökümünü izliyor. Rosenkrantz, farklı kişilerin hayatlarındaki “sıradan bir günü” anlattıkları bir kitap fikri üzerinde çalışırken, Hujar dayazarın evine giderek bir önceki gününü baştan sona anlatmaya koyulur.

Pera Film’de Özel Gösterim: Peter Hujar Günü | Special Screening: Peter Hujar’s Day yazısına devam et

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışmalara Başvuru Tarihleri Açıklandı

24 – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek, Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, Ulusal Yarışma kategorilerine başvuru tarihleri açıklandı. Bu sene 63.sü gerçekleştirilecek festivalde; Ulusal Yarışmalar’a, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin son başvuru tarihi olan 22 Ağustos 2025’ten sonra tamamlanmış ve 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden önce Türkiye’de halka açık, ticari gösterimi yapılmamış ve yurt içinde herhangi bir festivale katılmamış Türkiye yapımı filmler başvurulabilecek.

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışmalara Başvuru Tarihleri Açıklandı yazısına devam et

Altın Portakal’da Film Forum Başvuru Tarihleri Açıklandı

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında yer alan, genç ve bağımsız sinema üreticilerini bir araya getiren Film Forum 25 – 27 Ekim 2026 tarihleri arasında 13. kez yapılıyor. Film Forum’a başvurular 29 Haziran 2026 Pazartesi günü alınmaya başlayıp, 21 Eylül 2026 Pazartesi saat 23:59’a kadar kabul edilecek. Film Forum’a, Uzun Metraj Kurmaca Film Platformu kapsamında Pitching ve Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek Fonu, İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu, Work-in-Progress Kurmaca Film Platformu ve Work-in-Progress Belgesel Film Platformu kategorilerindeki projeler kabul edilecek.

Altın Portakal’da Film Forum Başvuru Tarihleri Açıklandı yazısına devam et

101 Yaşındaki Cumhuriyet Öncüsünün Belgeseli Ankara’da İlk Kez İzleyiciyle Buluştu

Cumhuriyet’in yetiştirdiği Türkiye’nin ilk kadın kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Sabahat Kaymakçalan’ın yaşamını konu alan Kalplere Dokunan Kadın adlı belgesel filmin, ilk gösterimi Ankara Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde yapıldı. Yönetmenliğini Nurgül Bayram’ın üstlendiği yapım, 101 yaşındaki Kaymakçalan’ın yaşamı üzerinden Türkiye’de kardiyolojinin gelişim sürecine ve Cumhuriyet’in bilim mirasına ışık tutuyor. Belgesel, izleyiciyi 1950’li yılların hastanelerine ve tıp dünyasına götürüyor.

101 Yaşındaki Cumhuriyet Öncüsünün Belgeseli Ankara’da İlk Kez İzleyiciyle Buluştu yazısına devam et

Türkiye Yazdı, Sıra Jüride: Direniş ve Adalet Senaryo Yarışması’nda Final Heyecanı

Zeytinburnu Belediyesi’nin 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılına özel olarak düzenlediği “Direniş ve Adalet” Kısa Film Senaryo Yarışması’nda finale kalma heyecanı yaşanıyor. Alanında uzman ön jüri tarafından büyük bir titizlikle seçilen 40 finalist eser, şimdi kazananları belirlemek üzere jürinin değerlendirmesine sunuldu. 15 Temmuz’un toplumsal hafızasını sanatın evrensel diliyle geleceğe taşımak amacıyla başlattılan yarışmada final aşamasına gelindi. Türkiye’nin dört bir yanından yarışmaya gönderilen 249 özgün senaryo, öncelikle alanında uzman isimlerden oluşan ön jüri tarafından itinayla değerlendirildi ve finale kalan eserler belirlendi.

Türkiye Yazdı, Sıra Jüride: Direniş ve Adalet Senaryo Yarışması’nda Final Heyecanı yazısına devam et

Bir Christopher Nolan Filmi Odyssey’den Kamera Arkası Görüntüleri Paylaşıldı

Kamera arkası görüntüleri paylaşılan Christopher Nolan’ın heyecanla beklenen yeni filmi Odyssey, dünyanın dört bir yanında yepyeni IMAX film teknolojisiyle çekilmiş mitolojik bir aksiyon destanı olarak tanımlanıyor. Film, Homeros’un temel destanını ilk kez IMAX film gösteren sinema perdelerine taşıyor ve 17 Temmuz 2026 tarihinde tüm dünya sinemalarda gösterime giriyor. Odyssey’de Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway, Robert Pattinson ve Lupita Nyong’o, ayrıca Zendaya ve Charlize Theron rol alıyor. Odyssey, Emma Thomas ve Christopher Nolan tarafından Syncopy şirketleri için filme alındı, yürütücü yapımcılığını Thomas Hayslip yaptı.

  • Basın Bülteni
  • Kamera arkası görüntüleri için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Bir Christopher Nolan Filmi Odyssey’den Kamera Arkası Görüntüleri Paylaşıldı yazısına devam et

Paw Patrol: Dino Filmi Ana Afişi Paylaşıldı

Yönetmenliğini Cal Brunker’in üstlendiği ve ana afişi paylaşılan filmde, gemileri bir fırtınaya yakalanınca PAW Patrol yavruları, dinozorlarla dolu tropik bir adaya acil iniş yapmak zorunda kalır. Burada, dinozorlar konusunda uzman haline gelmiş olan Rex ile tanışırlar. PAW Patrol’un ezeli düşmanı Belediye Başkanı Humdinger, kontrolsüz bir şekilde kazı yapmaya başlayınca, farkında olmadan dev ve uykuda olan bir yanardağı harekete geçirir. PAW Patrol yavruları, şimdiye kadar karşılaştıkları her şeyden daha büyük, dinozor boyutunda ve yüksek riskli kurtarma görevlerinin içine sürüklenir. Adadaki her şey yok olmadan önce Humdinger’ı durdurmaları gerekmektedir.

Paw Patrol: Dino Filmi Ana Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

Vahşinin Kalbi, İlk Fragman Yayınlandı

İlk fragmanı paylaşılan Vahşinin Kalbi’nde (Heart of the Beast), zorlu bir uçak kazasının ardından, Özel Kuvvetler subayı James Belmont ve savaş köpeği Odin, Alaska’nın ıssız vahşi doğasında mahsur kalırlar. Birlikte, doğa şartlarına karşı acımasız bir hayatta kalma mücadelesine girmek zorundadırlar. 02 Ekim 2026′da vizyona girecek olan, David Ayer’in yönettiği filmin başrollerinde Brad Pitt, J.K. Simmons ve Anna Lambe oynuyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Vahşinin Kalbi, İlk Fragman Yayınlandı yazısına devam et

Adil Bir Ölüm Arzusu / Robin Hood’un Ölümü

Michael Sarnoski’nin yazıp yönettiği ‘Robin Hood’un Ölümü / The Death of Robin Hood’un geniş seyirci kitlesinin beklediği tarihsel bir macera filmi olmadığını baştan söyleyelim. Buna karşılık 13. yüzyıla damgasını vurmuş ‘Robin Hood’ efsanesini ters yüz eden, bir anlamda revizyonist bir denemenin tüm olumlu özelliklerini barındıran bir film var karşımızda.

Film, Kuzey İngiltere’nin sisli puslu dondurucu kışında açılıyor. Rüzgârın tehdit edici uğultusu altında dağlık arazide yolunu bulmaya çalışan küçük kız çocuğu uzaktan ateşini seçtiği Robin Hood’un (Hugh Jackman) yanına vardığında aç susuz perişandır. Artık yaşlanmış olan dağların kralı bitkin ziyaretçisini doyurur, ateşinde ısınmasını sağlar. Ancak işler göründüğü gibi değildir. Molanın ardından yoluna devam eden küçük kızın gecenin ilerleyen saatlerinde yaşlı adamı öldürme girişimi başarısız olur. Avına sinsice yaklaşan intikam peşindeki çocuk kurt Robin’i haklayabilmek için ya üzerine sinmiş kokudan arınması ya da rüzgârın yön değiştirmesini beklemesi gerektiğini hesaba katmaz ve bedelini canıyla öder. Bu yaşlı adamın ilk katli değildir. Şövalye olduğu, mazlumları koruduğu rivayeti, hepsi düzmecedir. Öldürdüklerinin, ocağına incir diktiği ailelerin sayısını hatırlamaz bile. O cani bir hayduttur. Kafa keser, kan davası gütmesinler diye hasımlarının çocuklarını, torunlarını ortadan kaldırmayı ihmal etmez.

Lady Marian ile aşk hikâyesi ya da kahramanlığı palavradır. Yarattığı efsanenin işaret ettiği gibi dindar filan da değildir. Karanlığa giderken sadece aptalların peşinden geldiğini ifade eden yorgun ve yaşlı adam, ormanın kuytusunda adil bir ölüm arzusunu kendi kendine terennüm ettiği sırada efsanenin ana karakterlerinden küçük John (Bill Skarsgård) çıkagelir. Öldürdüğü Edward’ın adının yanı sıra çiftliğine ve karısı Margaret’e de konmuş olan genç adam Viking kanı taşıyan köklü ailenin bireylerinden ucuz kurtulmuş ama karısı ve küçük kızı aile efradınca rehin alınmıştır. Küçücük bir çocukken Robin’e katılmış olan (adı da buradan gelir) John / Edward ailesini ve çiftliğini geri alabilmek için hamisinden yardım ister. Sonra da ustasına, dağların ardındaki yeni arazilerde yeni bir yaşam kurmasını önerir. Robin yeniden başlamak istemez ama elinde büyümüş çırağının arzusunu da kırmaz. Aile ile iki kafadarın hesaplaşması çok kanlı ve vahşidir. Margaret’in bir aile bireyi tarafından bıçakla delik deşik edildiği mahşeri dövüşte kafalar havada uçar. Robin de ağır hasar alır ama çiftlik evinden kaçmayı başaran küçük oğlan çocuğunu daha sonra intikam almak üzere karşısına çıkmasın diye başından okla vurmaktan çekinmez.

Yaşam üzerine derin felsefi dersler içeren ‘Domuz / Pig’ (2021) ile iddiasız görünümü altında hiç bitmeyen matem üzerine çok değerli bir çalışmaya imza attığı parlak ilk uzun metrajıyla gönüllere yerleşen Sarnoski, 2024‘de kendisine teslim edilen ‘Sessiz Bir Yer: Birinci Gün / A Quiet Place: Day One’ ile Hollywood yapımcılarının yüzünü kara çıkarmamış ve serinin IMAX formatındaki devam filmi hatırı sayılır bir gişe başarısına ulaşmıştı. Yönetmenin bağımsız sinemacı kökenini unutmadan çektiği yeni çalışması, Arthur Penn gibi öncü yönetmenlerin imzasını taşıyan ve 70’li yıllarda Amerikan Sineması’na taze kan aşılamış revizyonist westernlerin tadını taşıyor.

Sarnoski ilk 40 dakikalık bölümde, popüler kültürün yuvarlak masa şövalyeleri benzeri süslü hikâyelerle romantize ettiği Orta Çağ iklimine sert bir giriş yapıyor. Alevlerin önünde oluk oluk kanın aktığı çiftlik evindeki hesaplaşmayı bu denli seyri zor bir biçimde çekmesinin ana nedeni saptırılmış tarihi gerçeklerin asıl yüzünü gösterme arzusundan kaynaklanmış. Ağır yaralanan Robin Hood’un ya da kendini takdim ettiği yeni adıyla Randolph’un gözlerden ırak bir kuzey adasına konuşlanmış Aziz Clement Manastırı’nda baş rahibe Brigid (Jodie Comer) ile geçirdiği hayli uzun tutulmuş ikinci bölümde ise, yaşlı adamın pişmanlık ve nedamet sürecini izliyoruz. Orta Çağ’ın vahşet ve teröründen kaçmak için Tanrı inancına sığınmış küçük bir insan topluluğunun huzur veren dünyasında Randolph arınmaya, dış dünyanın sadece kanı umursadığı bir çağda huzuru doğanın dinginliğinde bulmaya çabalıyor. Lakin kanlı geçmişi ve sebep olduğu akıl almaz vahşetin izleri burada da peşini bırakmayacaktır.

‘Robin Hood’un Ölümü’ iyi yazılmış ve yönetilmiş bir film. Başta, saçından sakalından zor seçilen Jackman olmak üzere başarılı oyuncu kadrosu, ‘Domuz’da da birlikte çalıştığı Pat Scola’nın ada ülkesi kuzeyinin doğal mekânlarını mesken tutmuş özenli sinematografisi, ve de Sarnoski’nin keşfi genç folk müzisyeni Jim Ghedi’nin bizzat çalıp söylediği 19. yüzyıl İngiliz şairi John Clare’in dizelerinden beslenen leziz besteleri eşliğinde ilgiyle izleniyor.

Not: Oldukça karanlık, sisli puslu sahneleri olan filmin, ithalcisi ‘Bir Film’in işlettiği Caddebostan Kültür Merkezi (CKM) salonunun kusursuz projeksiyonunda deneyimlenmesini hararetle öneriyorum.

(18 Haziran 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Saba Film Yapımlarının Çifte Başarısı

Saba Film, uluslararası festival yolculuğunu sürdüren uzun metraj Gülizar ve geliştirme aşamasındaki yeni kısa film projesi Kuşun Kanadında ile iki önemli başarıya imza attı. Yönetmenliğini Belkıs Bayrak’ın üstlendiği Gülizar, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen 13. DEA Open Air Uluslararası Film Festivali’nde iki ödül kazanırken; Kuşun Kanadında ise Küçükçekmece 5. Kısadan Anlat Kısa Film Proje Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.

Saba Film Yapımlarının Çifte Başarısı yazısına devam et

Livaneli: Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi

80 yıllık bir yaşam, onlarca eser, milyonlarca insana dokunan bir hikâye. Livaneli: Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi belgeseli, izleyicileri  Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutan Zülfü Livaneli’nin yaşam öyküsünü ve düşünsel yolculuğunu mercek altına alıyor. Livaneli’nin kişisel hikâyesini Türkiye’nin yakın tarihiyle iç içe ele alan yapım; sanatçının farklı dönemlerine, eserlerine ve tanıklık ettiği toplumsal dönüşümlere odaklanıyor. Belgesel yönetmeni Nebil Özgentürk’ün imzasını taşıyan film, kapsamlı arşiv görüntülerinin yanı sıra Zülfü Livaneli’nin kendi anlatımlarını, yakın çevresinin tanıklıklarını ve uzun yıllara yayılan bütün görsel materyallerini bir araya getiriyor.

Livaneli: Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi yazısına devam et

Paw Patrol: Dino Filmi Yeni Fragman Paylaşıldı

Yönetmenliğini Cal Brunker’in üstlendiği ve yeni fragmanı paylaşılan filmde, gemileri bir fırtınaya yakalanınca PAW Patrol yavruları, dinozorlarla dolu keşfedilmemiş tropik bir adaya acil iniş yapmak zorunda kalır. Burada, yıllardır adada mahsur kalmış ve dinozorlar konusunda tam bir uzman haline gelmiş olan Rex ile tanışırlar. PAW Patrol’un ezeli düşmanı Belediye Başkanı Humdinger, adanın doğal kaynaklarını sömürmek amacıyla kontrolsüz bir şekilde kazı yapmaya başlayınca, farkında olmadan dev ve uykuda olan bir yanardağı harekete geçirir. PAW Patrol yavruları mecburen, dinozor boyutunda ve yüksek riskli kurtarma görevlerinin içine sürüklenir.

  • Basın Bülteni
  • Yeni fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Paw Patrol: Dino Filmi Yeni Fragman Paylaşıldı yazısına devam et

Türkiye’nin İlk Kadın Kardiyoloğunun Hikâyesi: Kalplere Dokunan Kadın Ankara’da Gösteriliyor

Türkiye’nin ilk kadın kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Sabahat Tuluy Kaymakçalan’ın yaşam öyküsünü anlatan Kalplere Dokunan Kadın adlı belgesel film, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek gala gösterimiyle ilk kez izleyicileriyle buluşuyor. Bugün 101 yaşında olan ve yaşamını Ankara’nın Çankaya ilçesinde sürdüren Prof. Dr. Sabahat Tuluy Kaymakçalan, Cumhuriyet tarihinin yaşayan tanıklarından ve Türk tıp tarihinin öncü isimlerinden biri. 1949 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Kaymakçalan, 1950’li yıllarda erkek egemen akademik ortamda Ankara Tıp Fakültesi’nin ilk kadın asistanlarından biri oldu.

Türkiye’nin İlk Kadın Kardiyoloğunun Hikâyesi: Kalplere Dokunan Kadın Ankara’da Gösteriliyor yazısına devam et

Kasabanın Sırrı / Normal

Ben Wheatley’nin yönettiği ‘Normal’ Japonya’nın Osaka kentinde açılıyor. Yanlış yaptıkları için iki adamına öfkesini kusan Yakuza lideri önce onları öldürmeyi düşünmüştür ama ne denli pişman olduklarını gösterirlerse kendilerine ikinci bir şans verilecektir. Adamlardan biri hatasının diyeti olarak serçe parmağını bizzat kesmeyi kabullenir, diğeri tereddüt edince kellesinden olur.

Wheatley’nin bu sert girişinin ardından Minnesota’nın kendi halindeki beldesi Normal’e yollanırız. Çoğu küçük kasaba gibi yarısı terk edilmiş, ama diğer yarısı oldukça dost insanlarla güzel bir yerleşim bölgesidir burası. Ulysses Richardson (Bob Odenkirk) cesedi karlar altında bulunan ve kalp krizinden vefat ettiği söylenen eski şerifin yerine yenisi seçilene kadar 8 haftalığına vekaleten kasabaya gelmiştir. Önceki görev aldığı yerde bir taciz meselesine müdahale ederken zanlının ölümüne neden olduğu için açığa alınmış ve daha sonra geçici olarak buraya gönderilmiştir. Bu olay Ulysses’in mevcut aile düzenini altüst etmiş, halen haber almaya can attığı karısından ayrı teselliyi içki kadehlerinde arar olmuştur.

Amacının kasabayı bulduğu gibi bırakmak olduğunu bilir deneyimli kanun adamı. Ülkedeki çoğu insan için ayakta kalmanın ne kadar zor olduğu bir dönemde yalnızca 1.890 kişiden ibaret sakin kasabanın huzurlu düzenine biraz da kuşkuyla yaklaşır. Yeni belediye binası için 17 milyon dolar gibi kasabanın mali imkanlarının hayli üzerine çıkan bir meblağ tahsisine şaşırır ama sesini çıkarmaz. Birkaç hafta sonra Japon gangsterlerin ücra beldeye intikal edişinin ardından küçük çaplı bir banka soygunu girişimiyle kasabanın sırrı ortaya çıkar. Amerika’da kanun dışı çok para kazanan ve tümünü ülkelerine transfer etmekte zorlanan Japonlar, altın külçelerinden oluşan kârlarının bir bölümünü belli bir yüzde karşılığında muhafaza etmeleri için teklifte bulunmuş ve bunun karşılığında tüm kasaba ruhunu satmıştır.

Görünürdeki normalin ardındaki gerçeği keşfeden Ulysses, kasabanın ileri gelenlerinden küçük esnafa kadar her bir kasaba bireyini karşısında bulur. Bir yandan mafyanın adamları diğer yandan silahlanmış kasaba halkına karşı ‘Kahraman Şerif’ edasıyla tek başına karşı duran Ulysses’in karlar altındaki ölümcül mücadelesi başlamıştır.

İngiliz asıllı Wheatley, ‘Ölüm Listesi / Kill List’ (2011), ‘Garip Turistler / Sightseers’ (2012) ve 17. yüzyıl İngiltere iç savaşında bir simyacı ve savaş meydanından kaçan birkaç kişinin gömülü hazine peşindeki halüsinasyonlar ve ince bir kara mizah yüklü serüvenini konu edinen sıra dışı yapıtı ‘Büyülü Tarla / A Field in England’ (2013) ile İstanbul Film Festivali bünyesinde hatırı sayılır bir hayran kitlesi edinmişti. Yönetmen Hollywood’a kapak attıktan sonra beklenen ivmeyi yakalayamadı maalesef. Başlarda karlı buzlu Coen biraderler klasiği ‘Fargo’ (1996) beklentisine girdiğimiz, lakin sonrasında karakterler üzerine yoğunlaşmadan şok edici bir aksiyona evriliveren ‘Normal’ çok önemli bir film değil belki ancak senaryoya da katkıda bulunmuş olan ‘Better Call Saul’un karizmatik aktörü Odenkirk’ün varlığıyla rahatlıkla izleniyor.

Normal, 19 Haziran tarihinden başlayarak sinemalarda gösterime giriyor.

(15 Haziran 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu