N. İpek Gökdel’in Yeni Romanı Ruh Meclisi Okurla Buluşuyor, Ruh Meclisi Gün Yüzüne Çıkıyor

İlk romanlarından biri, Netflix’in ilk Türk orijinal dizisi The Protector (Hakan: Muhafız) olarak izleyiciyle buluşan İpek Gökdel, yeni romanı Ruh Meclisi ile yeniden okurları karşısına çıkıyor. Yazarın “ispatlayamayacağı bir gerçeklik” olarak tarif ettiği bir sezgiden yola çıkan roman, insanları birbirine bağlayan görünmez iplerin izini sürerken hiçbir karşılaşmanın bütünüyle tesadüf olmadığı fikrini edebiyatın alanına taşıyor. Kırk kişinin ve bir aşkın etrafında örülen hikâye, okuru ruhlar arasındaki bağa, hafızaya ve yaşamda iz bırakan ilişkilere yeniden bakmaya davet ediyor. Yazarın “Ruhunu ruhuma iliştiren kırk kişinin ve bir aşkın öyküsü” sözü, romanın duygusal ve düşünsel eksenini kuruyor.

N. İpek Gökdel’in Yeni Romanı Ruh Meclisi Okurla Buluşuyor, Ruh Meclisi Gün Yüzüne Çıkıyor yazısına devam et

2. Beyoğlu Film Günleri

Dünya sinemasından güzel örnekler sunan 2. Beyoğlu Film Günleri başladı. Beyoğlu Sineması’nda 09 – 17 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan etkinlik kapsamında 18 ülkeden 18 uzun metraj film izleyiciyle buluşacak. Beyoğlu Belediyesi’nin İstanbul’daki Başkonsolosluklar ile iş birliği yaparak düzenlediği etkinlik sinemaseverleri tarihi İBB Beyoğlu Sineması’nda bir araya getirdi. Farklı coğrafyalardan hikâyeleri ilçenin tarihi atmosferinde buluşturan festivalin açılış törenine yerli ve yabancı çok sayıda sanatsever katıldı. Açılış konuşmaların ardından festivalin açılış filmi Sarah Bernhardt: İlahi Kadın (The Divine Sarah Bernhardt) sinemaseverlerle buluştu.

  • Basın Bülteni
  • Açılıştan görüntüler için tıklayınız.

2. Beyoğlu Film Günleri yazısına devam et

Illumination Sunar: Minyonlar ve Canavarlar Filminin Türkçe Alt Yazılı ve Dublajlı Yeni Fragmanı ve Afişi Paylaşıldı

Minyonlar ve Canavarlar filmi, 02 Temmuz’da gösterime giriyor. 2024 yazının dünya çapında gişe rekorları kıran en komik filmi Çılgın Hırsız 4’ün ardından Illumination, tarihin en büyük küresel animasyon serisi olan Minions evrenini, yepyeni karakterlerin yer aldığı, yeni bir bölümle genişletiyor: Minyonlar ve Canavarlar. Türkçe altyazılı ve dublajlı yeni fragmanı ve afişi yayınlanan film, Minyonların Hollywood’u nasıl ele geçirdiğinin, film yıldızı olduklarının, her şeyi kaybettiklerinin, dünyaya canavarlar saldıklarının ve ardından yarattıkları kaosu durdurmak ve gezegeni kurtarmak için nasıl yeniden bir araya geldiklerinin ilginç, gürültülü hikâyesini anlatıyor.

  • Basın Bülteni
  • Yeni fragmanı izlemek için tıklayınız: 1 / 2
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Illumination Sunar: Minyonlar ve Canavarlar Filminin Türkçe Alt Yazılı ve Dublajlı Yeni Fragmanı ve Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

Uçan Süpürge Uçuşa Geçti

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali basın toplantısı 07 Mayıs’ta Ankara’da Kült Kavaklıdere Sineması’nda yapıldı. Uçan Süpürge Vakfı tarafından düzenlenen 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali bu yıl 02 – 07 Haziran tarihleri arasında “Çiçek mi Dediniz?” sloganıyla, Kült Kavaklıdere Sineması ve Etimesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde yapılacak, festivalde Türkiye dahil 23 ülkeden 47 film gösterilecek.

  • Basın Bülteni
  • Basın toplantısından görüntüler için tıklayınız.
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Uçan Süpürge Uçuşa Geçti yazısına devam et

Türkiye’de İlk: Belgeselin Özel Gösterimi Mezarlıkta Yapıldı

İstanbul’da sinema ve mekân ilişkisine yeni bir perspektif kazandıran sıra dışı bir etkinlik gerçekleşti. Kendi ölümünü henüz yaşarken planlayan ve kendisi için bir anıt mezar yaptıran iş insanı ve sanat koleksiyoncusu Orlando Carlo Calumeno’nun bu sıra dışı kararını konu alan Thank You God for My Spoiler adlı belgeselin özel gösterimi, ilk kez bir mezarlıkta izleyiciyle buluştu. Ulusal ve uluslararası festivallerde 10 ödül kazanan belgesel, izleyenlerden tam not aldı.

Türkiye’de İlk: Belgeselin Özel Gösterimi Mezarlıkta Yapıldı yazısına devam et

Kerem Topuz’un Yeni Filmi Kumpas Avustralya’da Yayında

Kerem Topuz’un yeni filmi Kumpas, uluslararası alanda yolculuğuna devam ediyor. Film, Avustralya’nın kamu yayın kuruluşu SBS’in dijital platformunda yayına alındı. Başrollerini Hakan Eksen, Emre Özmen ve Duygu Toprak’ın paylaştığı Kumpas, işlemediği bir suç nedeniyle 20 yıl hapis yatan Aziz’in, özgürlüğüne kavuştuktan sonra geçmişiyle yüzleşmesini anlatıyor. Kumpas, bireysel bir hesaplaşmanın ötesinde, adaletsizlik karşısında sessiz kalan bir toplumun nasıl şekillendiğini ve bu sessizliğin nasıl kolektif bir yapıya dönüştüğünü ele alıyor. Değişen bir kasaba üzerinden gelişen hikâye, ekonomik güç ile ahlâki çöküş arasındaki ilişkiyi ele alıyor.

Kerem Topuz’un Yeni Filmi Kumpas Avustralya’da Yayında yazısına devam et

Bir Christopher Nolan Filmi Odyssey’in Yeni Afişi Paylaşıldı

Ünlü yönetmen Christopher Nolan’ın, yeni afişleri paylaşılan son filmi Odyssey, dünyanın dört bir yanında yepyeni IMAX film teknolojisiyle mitolojik bir aksiyon destanı olarak filme alındı. Film, Homeros’un temel destanını ilk kez büyük IMAX salonları ekranlarına taşıyor ve 17 Temmuz 2026 Cuma günü sinemalarımızda gösterime giriyor. Odyssey’de Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway, Robert Pattinson ve Lupita Nyong’o, ayrıca Zendaya ve Charlize Theron gibi sevilen ve tanınan oyuncular rol alıyor. Odyssey, Emma Thomas ve Christopher Nolan tarafından Syncopy şirketleri için üretildi, yürütücü yapımcılığını ise Thomas Hayslip üstlendi.

Bir Christopher Nolan Filmi Odyssey’in Yeni Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

Odyssey Filminin Türkçe Alt Yazılı ve Dublajlı Yeni Fragmanları Paylaşıldı

Christopher Nolan’ın, Türkçe alt yazılı ve dublajlı yeni fragmanları paylaşılan son filmi Odyssey, dünyanın dört bir yanında yepyeni IMAX film teknolojisiyle mitolojik bir aksiyon destanı olarak filme alındı. Film, Homeros’un temel destanını ilk kez büyük IMAX ekranlarına taşıyor ve 17 Temmuz 2026 Cuma günü sinemalarımızda gösterime giriyor. Odyssey’de Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway, Robert Pattinson ve Lupita Nyong’o, ayrıca Zendaya ve Charlize Theron gibi oyuncular rol alıyor. Odyssey, Emma Thomas ve Christopher Nolan tarafından Syncopy şirketleri için üretildi, yürütücü yapımcılığını Thomas Hayslip üstlendi.

  • Basın Bülteni
  • Yeni fragmanı izlemek için tıklayınız: 1 / 2
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Odyssey Filminin Türkçe Alt Yazılı ve Dublajlı Yeni Fragmanları Paylaşıldı yazısına devam et

Dakhul

Abbas Karatekin’in yönettiği ve Merve Peker Akay, Jale Ak, Zuhal Deliağaoğlu, Burcu Karadağ ile Serdar Bingül’in oynadığı Dakhul, 19 Haziran 2026’da MC Film dağıtımıyla An Dijital Film Yapım tarafından vizyona çıkarılıyor.
Komşusunun yaptığı kıskançlık büyüsüne maruz kalan Aslı, başına gelen musibetler sonucu çareyi bir dağ köyündeki büyücüye sığınmakta bulur. Musallattan kurtulmak için büyücü kadın Aslı’yı önce öldürür sonra ayin ile diriltir ve büyüyü temizler.

  • Basın Bülteni
  • Fragman

Dakhul yazısına devam et

Sarı Zarflar, Oscar Aday Adayı

Sarı Zarflar filmi için Oscar yarışı resmi olarak başladı. İlker Çatak imzalı film, Berlinale başarısı sayesinde, herhangi bir onay beklemeksizin Oscar aday adaylığı statüsünü tescilleyerek 2027 yarışına bugünden dahil oldu. Sinema dünyasının en prestijli ödülü sayılan Oscar’ı dağıtan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi (AMPAS), 99. Akademi Ödülleri öncesinde kurallarda köklü bir değişikliğe gitti. Akademi’nin kararına göre, İngilizce dışındaki bir dilde çekilen yapımlar, seçilmiş uluslararası festivallerde ana ödülü kazandıkları takdirde, ülkeleri tarafından aday gösterilme şartı aranmaksızın En İyi Uluslararası Film kategorisinde değerlendirmeye alınabilecekler.

Sarı Zarflar, Oscar Aday Adayı yazısına devam et

Cannes Film Festivali 79 Yaşında

12 – 23 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen Cannes Film Festivali bu yıl 79. yaşını kutluyor. Afişinde 1991 yapımı kült Ridley Scott filmi ‘Thelma & Louise’den Susan Sarandon ile Geena Davis’in fotoğrafının yer aldığı şenliğin Altın Palmiye ödüllü ana yarışmasının büyük jürisine bu sene Güney Koreli auteur sinemacı Park Chan-Wook başkanlık ediyor. Jürinin diğer üyeleri, ‘Hamnet’ ile gönül telimizi titreten Çin asıllı Amerikalı yönetmen Chloé Zhao, geçtiğimiz mevsimin ödüllere boğulan filmi ‘Manevi Değer / Sentimental Value’nun baş aktörü İsveçli oyuncu Stellan Skarsgård, Ken Loach külliyatının efsanevi senaryo yazarı Paul Laverty, Belçikalı yazar yönetmen Laura Wandel, Şilili yönetmen Diego Céspedes, Etyopya asıllı İrlandalı aktris Ruth Nega ve Amerikalı tanınmış aktris Demi Moore’dan oluşuyor.

Festival, Fransız yönetmen Pierre Salvadori’nin yarışma dışı gösterilecek olan ’La Vénus Eléctrique’ filmiyle açılıyor. Altın Palmiye seçkisi kapsamında dünya prömiyerini yapacak olan ’Nagi Notları’, Cannes 2016’dan ‘Harmonium’ ile anımsadığımız Japon sinemacı Koji Fukada imzasını taşıyor. Bu yıl seçkiye ağırlığını koyan Japon sineması ayrıca unutulmaz ‘Drive My Car’ (2021) yönetmeni Ryusuke Hamaguchi’den gelen ’Aniden / Soudain’ ve festivalin gediklilerinden Hirokazu Kore-eda’nın kaybettikleri oğullarını ona tıpatıp benzeyen bir robot çocula ikame eden çiftin öyküsünü anlattığı ’Sheep in the Box’ ile temsil ediliyor. Bu Uzakdoğu rüzgarına ürkütücü ‘Kara Büyü / The Wailing’in (2016) yaratıcısı Hong-Jin Na’nın yeni doğa üstü denemesi ’Umut / Hope’u da ilave edebiliriz.

Festivalin kıdemli ağır toplarının çalışmaları bu yıl da merakla bekleniyor. Pedro Almodovar imzalı ’Buruk Noel / Amarga Navided’ yaratıcılık krizindeki yönetmen Raúl (Leonardo Sbaraglia) ile annesinin kaybının ardından partneri tarafından terkedilen Elsa’nın (Barbara Lennie) kesişen öyküleri üzerinden ilerliyor. Unutulmaz ‘Soğuk Savaş / Cold War’un yönetmeni Pawel Pawlikoski uzunca bir aradan sonra Cannes’a dönüş yapıyor. Nobel ödüllü yazar Thomas Mann (Hanns Zischler) ile kızı Erika’nın (muhteşem Sandra Hüller) 1949 yılında yıkıntılar içindeki Almanya’ya dönüş yolculuğunu anlatan ’Anavatan / Fatherland’ sabırsızlıkla beklenenler arasında yer alıyor. Asghar Farhadi’nin Fransa’da çektiği son filmi ’Paralel Öyküler / Histoires Parallèles’ yeni romanına ilham arama sürecinde genç bir aracı vasıtasıyla komşu çiftin özel hayatına sızmaya çalışan Sylvie’nin (Isabelle Huppert) gerçeklik ve hayal gücünün çapraz ateşi altında yoldan çıkması üzerine. Filmin müziklerini erken yaşta yitirdiğimiz efsanevi Polonyalı yönetmen Krzysztof Kieslowski’nin değişmez bestecisi Zbigniew Preisner bestelemiş.

Yine Cannes’ın eski galiplerinden Andrey Zvyagintsev’in adını Yunan mitolojisinden alan ’Minotor’u yoğun iş stresinin üzerine bir de karısının ihanetini yakalayan üst düzey yöneticinin düzeni paramparça olduğunda şiddete kayışını anlatıyor. Romanyalı usta Cristian Mungiu ’Fiyort’ adlı son çalışmasıyla bir kez daha davet edildiği Cannes’da, Romen Mihai (Sebastian Stan) ile Norveçli Lisbet’in (muhteşem Renate Reinsve) Kuzey’in ücra köyünde komşuları ile fikir ayrılığına düşmeleri üzerinden tolerans ve özgürlüğün sınırları gibi kavramları tartışmaya açıyor. 2015 yılında ‘Saul’un Oğlu’ ile Cannes seyircisini allak bullak eden bir Holokost dramını imzalamış olan Macar sinemacı László Nemes’in festivalde yeniden boy göstereceği ’Moulin’ İkinci Dünya Savaşı sırasında De Gaulle’ün komutuyla paraşütle indiği Fransız topraklarında direnişi örgütleyen Jean Moulin’in (Gilles Lellouche) gerçek hikâyesinden yola çıkmış. Gözü pek pilotu esir alıp türlü işkenceyle konuşturmaya çalışan Nazi komutanı Klaus Barbie’ye ülkemizi bir çok kez ziyaret eden Schaubühne Berlin topluluğunun efsanevi baş aktörü Lars Eidinger hayat vermiş.

2022 yapımı ‘Yakın / Close’ ile Cannes’dan ödülle dönmüş olan Belçikalı Lucas Dhont bu yıl üçüncü uzun metrajı ’Korkak / Coward’ ile Cannes ana seçkisine dahil olmuş. Genç Pierre’in Birinci Dünya Savaşı’nda çarpışırken siper gerisinde aşkı ve sanatı keşfini anlatan yapım kahramanlık ve korkaklık kavramlarını neşter altına yatırıyor. Amerikalı yönetmen Ira Sachs ’Sevdiğim Adam / The Man I Love’ da 1980’ler NewYork’unda tiyatro dünyasının ikonik sanatçısı Jimmy George’un (Rami Malek) ölüm karşısında çok güçlü yaşama ve yaratma, belki de son bir defa sevme ve sevilme arzusu üzerinden ilerliyor. Festival programında ilk kez adlarına rastladığımız İspanyol Javier Calvo ile Javier Ambrossi ikilisinin yönetmen koltuğunda oturduğu ’Kara Liste / La Bola Negra’ ise 1932, 1937 ve 2017 yıllarında geçen öyküler aracılığıyla, cinsellik, arzu ve acı temaları üzerinden farklı dönemlerde eşcinselliği yaşamanın bedelini araştırıyor.

Festival programcılarının favorisi Amerikalı yazar yönetmen James Gray yine uzunca bir aradan sonra ’Kâğıttan Kaplan / Paper Tiger’ ile Cannes iklimine dönüş yapıyor. Film 80’li yıllarda New York, Queens’te Amerikan Rüyası’nın peşine düşmüş iki kardeşin (Adam Driver ile Miles Teller) aile bağlarını tehdit eden Rus Mafyası ile savaşımı üzerine. Cannes’da yarışma dışı gösterilmiş 2022 yapımı ‘Canavarlar /As Bestas’ ile radarımıza girmiş bulunan İspanyol yönetmen Rodrigo Sorogoyen bu yıl başrolde Javier Bardem’i izleyeceğimiz ‘Sevgili / El Ser Querido’ ile Altın Palmiye yarışına ortak oluyor. 2017 yılından unutamadığımız Western’in yönetmeni Valeska Grisebach yeni çalışması ’Hayallerdeki Macera / Das Geträumte Abenteuer’ ile Altın Palmiye serüvenine iştirak ediyor. Üç yıl öncesinin Altın Palmiyeli ‘Bir Düşüşün Anatomisi / L’Anatomie d’Une Chute’ün Oscarlı senaryo yazarı Arthur Harari ise ’Bilinmeyen / L’Inconnue’ adlı yeni filminin Kafkavari hikâye örgüsüyle sinema dünyasını şaşırtmaya hazırlanıyor. Film, çılgın bir partide tanıştığı meçhul kadının (Léa Seydoux) bedeninde uyanan fotoğrafçı David Zimmerman’ın (Niels Schneider) çıkmazı üzerine. ’Korsaj / Corsage’ın Avusturyalı yönetmeni Marie Kreutzer imzalı ’Kibar Canavar / Gentle Monster’ ise saygın piyanist kocası hakkında tüyler ürpertici bir gerçeğe uyanan Lucy Weiss’ın (bir kez daha Léa Saydoux) dramını perdeye taşıyor.

Altın Palmiye seçkisi Fransız sineması kontenjanından 4 filmle tamamlanıyor. Emmanuel Marre imzalı ‘Notre Salut’ 1940 Eylül’ü Vichy hükümeti döneminde hayatta kalma savaşımı veren politik strateji uzmanının hikâyesi üzerinden ilerliyor. MUBI’den izlenebilen şaşırtıcı ‘Beş Şeytan / Les Cinques Diables’ın yaratıcısı Léa Mysius bu kez ‘Gece Öyküleri / Histoires de la Nuit’ ile gönülleri fethetmeye hazırlanıyor. Jeanne Herry’nin ’Garance’ı filmle aynı adı taşıyan alkolik bir aktrisin çıkmazı üzerine kurulmuş. 2021 yapımı ‘Anaïs’in Aşkları / Les Amours d’Anaïs’ ile tanıdığımız Charline Bourgeois – Tacquet, ’Bir Kadının Yaşamı / La Vie d’Une Femme’da 50 yaşındaki kadın cerrahın hayatını sorguluyor.

(11 Mayıs 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Zamanda Asılı Kalmak / Pompei: Bulutların Altında

Jean Cocteau ‘dünyanın tüm bulutlarını Vezüv üretiyor’ diye buyurmuş. Belgesel üstadı Gianfranco Rosi’nin Venedik’ten ödüllü son filmi ‘Sotto Le Nuvole’ işte bu deyişle açılıyor. Daha sonra Romalı yazar genç Plinius’un tarihçi Tacitus’a yolladığı mektuptan MS 74’te yaşanan büyük felâketi anımsıyoruz. O meşum günde önce Vezüv yanardağından yükselen, parlaklığı ya da koyu alacalığı toprak mı ya da kül mü kaldırdığına göre değişen bulutlar başıboş süzüldüğünden kendi ağırlığına dayanamayarak dağılıp gitmiş, Herculaneum, Pompeii ve Stebiae dahil kimi Campania kentlerini yok etmiş.

Aradan geçen 2000 yılda Vezüv aktif belirtiler vermiş ama bu denli büyük bir felâket bir daha yaşanmamış olsa da, bugün Napoli civarına konuşlanmış bölgelerde yaşayan halk ezeli ebedi bir tedirginliği üzerinden atamamış. Öyle ya, göbeğindeki çatlaklardan volkanik dumanın eksik olmadığı bir yerdir Pompei. Ancak Rosi’nin geleneksel röportajlardan uzak duran sineması bir patlama öyküsü içermiyor, aksine kentin bugününde usulca dolaşıyor, çağdaş sakinlerinin yaşamlarından farklı kesitleri detaylı bir biçimde aktarıyor.

Bugün bölgenin itfaiye amirliğine hayli iş düşmektedir. Kentin dört bucağından insanlar olağan kavgalar ve kazalarla ilgili olarak polisten önce itfaiye teşkilâtına başvuruyor. Bir tehlike yaratmayacak en küçük yer sarsıntısında telefonlar susmuyor. Kadınlı erkekli itfaiye çalışanları ilgi ve sabırla bu geleneksel endişeyi gidermek üzere canla başla destek vermeyi sürdürüyor.

Belgeselin koşut kurguyla yol alan bir diğer bölümünde Tokyo Üniversitesi’nden arkeologlar, 7 – 8 metre toprak ve küllerin altında kalmış kentin en güzel mekânlarından Villa Augustea’nın Yunan ve Roma medeniyetlerinin izlerini taşıyan mirasını gün ışığına çıkarıp insanlığa armağan etmek için uğraş veriyor. Bölgenin tarihi mirası yıllar boyu mezar soyguncularının talanına uğramış, nadide freskler hoyratça yerlerinden koparılmış olsa da, Napoli’nin arkeolojik kazılarla deşilmesi artık var olmayan tarihi ortaya çıkarmış. Arkeoloji müzesi sergilenen eserlerle dolu ama Rosi bizleri daha çok müzenin bodrum katında yukarı çıkmayı bekleyen tarih yığınına götürüyor. Büstler, başı bir yerde gövdesi başka yerde heykeller, bağlamından koparılmış taştan asker ordusu gibi görünüyorlar. Tarihlerin iç içe geçtiği bu müze deposunda zamanda asılı kalıveriyoruz.

Raylı ulaşım sistemi sakin kenti turlarken, ihtiyar Titti tarihi fotoğraf ve tabloları sergilediği mütevazı sahaf dükkanında Z kuşağından okul öğrencilerine bir çalışma alanı açmış. Onların ödevlerine yardımcı oluyor, Victor Hugo’nun ‘Sefiller’ini merak eden bir yeni yetmeye 1700 sonları Fransız Devrimi’nden 1800 başları Paris Komünü’ne Paris’teki alt sınıfın hayatta kalma mücadelesini aktarmaya çalışıyor.

Bir diğer paragrafta Ukrayna’dan gelen tahıl gemisinde çalışan Suriyeli işçilerin zorlu yaşam koşullarına ve mütevazı özlemlerine tanıklık ediyoruz. İnsanların ikiye ayrıldığını düşünüyor bir tanesi. Almanya ya da Amerika’da yaşayan gençlerden çok farklıdır onun düşlediği. Savaş ve bombalarla geçen yaşamında ‘bir dağ evinde sabahları Fairuz’un şarkısı eşliğinde bir fincan kahve yudumlayabilmek’ gibi sade bir hayali vardır onun.

Rosi akşam inerken sahilde at arabalarının yol aldığı bulutlar altındaki kentten bir şiir yaratıyor, zamanda asılı kaldığımız ve huzur bulduğumuz bir serüvene görüntü yönetmeni olarak da ağırlığını koyuyor. Fabrizio Federico’nun titiz kurgusu, Daniel Blumberg’in bulutlar arasından süzülen hipnotik müzik çalışmasıyla yükselen belgesele, Roberto Rossellini’nin 1954 yapımı ünlü klasiği ‘İtalya’da Bir Yolculuk / Viaggio In Italia’ ile sessiz dönemden bugüne kalmış ve restore edilen harika kaydından izlenebilen Eleuterio Rodolfi imzalı 1913 yapımı ‘Pompei’nin Son Günleri / Gli Ultimi Giorni Di Pompei’nin nostaljik bir sinema salonundan alınmış görüntüleri eşlik ediyor. Rosi’yi bizzat ağırladığımız ‘45. İstanbul Film Festivali’ seçkisinin bu nadide yapımı halen MUBI’de gösteriliyor. Kaçırmayın.

(10 Mayıs 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Orlando Carlo Calumeno’nun Hayatı Thank You God For My Spoiler Belgeseli İzleyiciyle Buluşmaya Hazırlanıyor

Katolik Levanten iş insanı Orlando Carlo Calumeno’nun yaşamı ve ölüme bakışını konu alan Thank You God For My Spoiler adlı belgesel film, uluslararası festivallerde kazandığı 9 adet ödülün ardından özel gösterimlerle sinemasever izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Belgesel film, insanlığın en büyük gerçeği olan ölüm kavramını çarpıcı bir perspektifle ele alıyor ve beyazperdeye getiriyor. Yaklaşık 98 dakika uzunluğundaki belgesel yapım, İstanbul’da beş asırdır yaşayan köklü bir aileden gelen Orlando Carlo Calumeno’nun hayatına ve ölümle kurduğu sıra dışı ilişkiye odaklanıyor. Filmin yönetmenliğini Cihan Güngören ve Mustafa Seven üstleniyor.

Orlando Carlo Calumeno’nun Hayatı Thank You God For My Spoiler Belgeseli İzleyiciyle Buluşmaya Hazırlanıyor yazısına devam et

Semra Güzel Korver’in Suriyeli Belgeselcilerin Kamerasından: Suriye İç Savaşı Adlı Kitabı Çıktı

Belgesel Yönetmeni Semra Güzel Korver’in Suriyeli Belgeselcilerin Kamerasından: Suriye İç Savaşı adlı kitabı Kabalcı Yayınları’nca yayımlandı. Suriye’nin yakın tarihi, bir ülkenin sınırlarını aşan bir insanlık hikâyesine dönüştü. Bir yanda savaşın yıkımı, öte yanda hayata tutunmanın sessiz çığlığı. Bütün bu karmaşanın içinde, kendi gerçeğini anlatma çabasını sürdüren bir kamera. Suriyeli Belgeselcilerin Kamerasından: Suriye İç Savaşı, tarihin tozlu sayfalarından değil, savaşın tam ortasından konuşuyor. Suriye’nin yakın tarihine tanıklık ederken; savaş kavramını, medyanın gerçeklik anlayışını ve belgesel sinemanın tanıklık gücünü bir arada ele alıyor.

Semra Güzel Korver’in Suriyeli Belgeselcilerin Kamerasından: Suriye İç Savaşı Adlı Kitabı Çıktı yazısına devam et

Hayaller Özgürlük İster Kısa Filmi Festivallerden Çekiliyor

2024 yılında çekilen Hayaller Özgürlük İster adlı kısa film, trajik okul saldırılarıyla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen, filmdeki bazı sahnelerin bu olaylarla ilişkilendirilmesi sonucu mağdur edildiğinden bahisle festivallerden çekiliyor. Daha önce gösterilmesine rağmen olayın ardından hiçbir festival tarafından programa alınmayan film, kabul edildiği festivallerden de geri çekildi. Filmin yapımcıları Pazartesi günü hazırladıkları duyuruyu kamuoyuyla paylaşacak.

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu